Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/14282 K.2012/5618
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sübuta yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi veya hükmün açıklamasının geri bırakılmasının cezaları şahsileştirme ilkesi doğrultusunda farklı müesseseler olduğu, Adli sicil kaydı bulunmayan sanığın beyanlarında suçunu kabul edip pişman olduğunu söylediği, katılanlarla uzlaşmak istediği, kazadan sonra akrabaları vasıtasıyla katılanlarla iletişime geçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın bu beyanlarına niçin itibar edilmediği tartışılmadan yeterli olmayan gerekçeler ile hakkında TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı görülmekle sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sübuta yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi veya hükmün açıklamasının geri bırakılmasının cezaları şahsileştirme ilkesi doğrultusunda farklı müesseseler olduğu, Adli sicil kaydı bulunmayan sanığın beyanlarında suçunu kabul edip pişman olduğunu söylediği, katılanlarla uzlaşmak istediği, kazadan sonra akrabaları vasıtasıyla katılanlarla iletişime geçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın bu beyanlarına niçin itibar edilmediği tartışılmadan yeterli olmayan gerekçeler ile hakkında TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı görülmekle sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.