Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/12391 K.2012/942
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların taksirle bir kişinin ölümüne neden olması nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 455/2‑sı, 59, 72 ve 647 sayılı TCK’nın 4 ve 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet; Mahkemenin sonucu: Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların lehine olan kanun hükümlerini dikkate alarak ve yazım hatasını düzeltme gerekçesiyle, sanıkları taksirle öldürme suçundan 765 sayılı TCK’nın 455/2‑sı uyarınca mahkum etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: Sanıklar hakkında: 765 sayılı TCK'nın 455/2-son, 59, 72; 647 sayılı TCK'nın 4 ve 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanıkların lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmemiş ise de, 765 sayılı TCK hükümlerine göre hükmolunan erteli sonuç adli para cezalarının açıkça sanıklar lehine olduğu anlaşılmakla, bu husus bozma sebebi sayılmamış; sanıkların taksirle bir kişinin ölümüne neden oldukları kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nın 455/1 maddesi yerine aynı Kanunun 455/2 maddesine göre ceza tayin edilmesi, dosya içeriği ve hükmolunan temel ceza miktarının doğru belirlenmesi karşısında sonuca etkili görülmeyip, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; sanıklar hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; sanıklar müdafiilerinin son oturumda katılan tarafa tazminat ödemediklerini ifade ettikleri ve katılanın şikayetinin devam etmekte olup, zararının giderilmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu sebepten bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin kusur durumuna ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 24.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: Sanıklar hakkında: 765 sayılı TCK'nın 455/2-son, 59, 72; 647 sayılı TCK'nın 4 ve 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanıkların lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmemiş ise de, 765 sayılı TCK hükümlerine göre hükmolunan erteli sonuç adli para cezalarının açıkça sanıklar lehine olduğu anlaşılmakla, bu husus bozma sebebi sayılmamış; sanıkların taksirle bir kişinin ölümüne neden oldukları kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında sanıklar hakkında 765 sayılı TCK'nın 455/1 maddesi yerine aynı Kanunun 455/2 maddesine göre ceza tayin edilmesi, dosya içeriği ve hükmolunan temel ceza miktarının doğru belirlenmesi karşısında sonuca etkili görülmeyip, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; sanıklar hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; sanıklar müdafiilerinin son oturumda katılan tarafa tazminat ödemediklerini ifade ettikleri ve katılanın şikayetinin devam etmekte olup, zararının giderilmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu sebepten bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin kusur durumuna ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 24.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.