Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/10285 K.2012/11877
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 398,67 TL maddi, 480 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle gereği düşünüldü;
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamenin 1. bendindeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunacağından, davanın kısmen kabulü halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 398,67 TL maddi, 480 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle gereği düşünüldü;
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamenin 1. bendindeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunacağından, davanın kısmen kabulü halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.