Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/9263 K.2023/3994
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1848 E., 2020/31 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçlaması nedeni ile 11/08/2016 tarihinde tutuklandığı, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/361 esas sayılı dosyasında 18/04/2017 tarihinde tahliye edildiği, mahkemece davacı hakkında 26/02/2018 tarihinde beraat kararı verildiği, kararın 06/03/2018 tarihinde kesinleştiği, haksız gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreler için 38.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminata 09/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 02.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat miktarı hayatın geçek şartlarına uymayan bir talep olduğunu, 5271 sayılı CMK’nın 141-142-144 ve devamı maddelerindeki şartlara uymamakta olduğunu, davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
3. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/349 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/1848 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09/08/2016 - 10/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 11/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 18/04/2017 tarihinde tahliye edildiği ve kovuşturma sonucunda Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/361 esas ve 2018/61 karar sayılı ilamı ile atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın 22/11/2018 tarihinde kesinleştiği, davanın yetkili mahkemede süresinde açıldığı, davacının 252 gün haksız olarak özgürlüğünden mahrum bırakıldığı tespit edilmiştir.
Davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre içinde kazancından mahrum kaldığı, kesinleşen beraat kararı ile davacının haksız olarak gözaltına alındığı ve tutuklu kaldığı belirtilmiştir.
Davacının uğradığı maddi tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişi tarafından düzenlenen 13/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamındaki evraklardan davacının 252 gün haksız olarak hürriyetinden yoksun kaldığı, davacının Kahramanmaraş Adliyesinde Zabıt katibi olduğu, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünün 29.01.2019 tarihli yazısında; davacının 12.08.2016 tarihinde açığa alındığı, 29.10.2016 tarihinde ihraç edildiği, açığa alındığı ve tutuklu kaldığı sürece 2016 Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında 2/3 oranında maaş ödemesi yapıldığı, 2016 Temmuz ayına ait fazla yatırılan 3 günlük maaşından 1/3'ü oranında 87,62 TL ve 2016 Ağustos ayına ait maaşından 800,19 TL ilgiliden iade alındığı, ilgili kuruma herhangi bir dava açılmadığı, işe iade olmadığı, davacının gözaltı tarihi olan 09.08.2016 'dan ihraç tarihi olan 29.10.2016'ya kadar 81 gün memur statüsünde olduğu, 29.10.2016 tarihinden 18.04.2017 tahliye tarihine kadar 171 gün memur statüsünde olmadığı için Yargıtay 12.CD'nin 2018/5347 E. 2018/9944 K. göre; kazanç kaybı miktarı konusunda herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının 81 gün memur statüsünde çalıştığı ve maaşından 1/3 kesinti yapıldığı, bu kesintinin toplam 2.639,96 TL olduğu, davacının ilgili kuruma herhangi bir dava açmadığı, işe iade olmadığı ancak Yargıtay 12.CD 2018/4957 E. 2018/9715 K. ve Yargıtay 12.CD 2017/12112 E. 2018/2071 K.; Gaziantep BAM 16. CD 2018/3434 E. 2019/270 K. sayılı ilamları doğrultusunda davacının maaş kesintilerini ilgili kurumundan talep edebileceği , 29.10.2016 ihraç tarihinden 18.04.2017 tahliye tarihine kadar 171 gün memur statüsünde olmadığı için Yargıtay 12.CD'nin 2018/5347 E. 2018/9944 K. göre; kazanç kaybı miktarı konusunda herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Davacının 171 gün maddi kazanç kaybı net asgari ücret üzerinden 7.786,70 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacının gözaltına alınmasından ve tutuklanmasından ötürü duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü, üzerine atılı suçun niteliği, manevi tazminatın zenginleştirme amacıyla kullanılmaması, hakseverlik ve denkserlik ilkesi göz önünde bulundurularak takdiren manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi 09/08/2016 olan tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili tarafından müvekkilinin tutuklu kaldığı süre boyunca cezaevinde yapmış olduğu harcamaları maddi tazminat talebine eklenmesini talep etmiş ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2018/4668 Esas -2018/9953 Karar; 2017/11769 Esas - 2018/4386 Karar; 2017/3737 Esas- 2018/1031 K. sayılı kararları doğrultusunda; infaz kurumunda tutuklu bulunduğu süre içerisinde yapılan harcamaların maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğine ilişkin kararı neticesinde bu istem de maddi tazminatın hesabında dikkate alınmamıştır.
Davacı vekili 10 yıllık hizmet süresine ilişkin tazminatların hesaplanarak tazminata hükmedilmesini talep etmiş ise de; Yargıtay 12. CD. 2018/2352 E. 2018/6779 K.; 2017/11755 E. 2018/6320 K.; 2017/11755 E. 2018/6320 K. sayılı ilamları doğrultusunda davacının kıdem tazminatının maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğine ilişkin kararları neticesinde bu istem de maddi tazminat hesabında dikkate alınmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesince, hükmedilen maddi tazminat miktarının 7.045,52 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/361 Esas, 2018/61 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.08.2016-18.04.2017 tarihleri arasında 252 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 26.02.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/1848 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
SAYISI: 2019/1848 E., 2020/31 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçlaması nedeni ile 11/08/2016 tarihinde tutuklandığı, Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/361 esas sayılı dosyasında 18/04/2017 tarihinde tahliye edildiği, mahkemece davacı hakkında 26/02/2018 tarihinde beraat kararı verildiği, kararın 06/03/2018 tarihinde kesinleştiği, haksız gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreler için 38.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminata 09/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 02.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat miktarı hayatın geçek şartlarına uymayan bir talep olduğunu, 5271 sayılı CMK’nın 141-142-144 ve devamı maddelerindeki şartlara uymamakta olduğunu, davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
3. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/349 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/1848 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz itirazlarının esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09/08/2016 - 10/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 11/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 18/04/2017 tarihinde tahliye edildiği ve kovuşturma sonucunda Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/361 esas ve 2018/61 karar sayılı ilamı ile atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın 22/11/2018 tarihinde kesinleştiği, davanın yetkili mahkemede süresinde açıldığı, davacının 252 gün haksız olarak özgürlüğünden mahrum bırakıldığı tespit edilmiştir.
Davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre içinde kazancından mahrum kaldığı, kesinleşen beraat kararı ile davacının haksız olarak gözaltına alındığı ve tutuklu kaldığı belirtilmiştir.
Davacının uğradığı maddi tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişi tarafından düzenlenen 13/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamındaki evraklardan davacının 252 gün haksız olarak hürriyetinden yoksun kaldığı, davacının Kahramanmaraş Adliyesinde Zabıt katibi olduğu, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünün 29.01.2019 tarihli yazısında; davacının 12.08.2016 tarihinde açığa alındığı, 29.10.2016 tarihinde ihraç edildiği, açığa alındığı ve tutuklu kaldığı sürece 2016 Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında 2/3 oranında maaş ödemesi yapıldığı, 2016 Temmuz ayına ait fazla yatırılan 3 günlük maaşından 1/3'ü oranında 87,62 TL ve 2016 Ağustos ayına ait maaşından 800,19 TL ilgiliden iade alındığı, ilgili kuruma herhangi bir dava açılmadığı, işe iade olmadığı, davacının gözaltı tarihi olan 09.08.2016 'dan ihraç tarihi olan 29.10.2016'ya kadar 81 gün memur statüsünde olduğu, 29.10.2016 tarihinden 18.04.2017 tahliye tarihine kadar 171 gün memur statüsünde olmadığı için Yargıtay 12.CD'nin 2018/5347 E. 2018/9944 K. göre; kazanç kaybı miktarı konusunda herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının 81 gün memur statüsünde çalıştığı ve maaşından 1/3 kesinti yapıldığı, bu kesintinin toplam 2.639,96 TL olduğu, davacının ilgili kuruma herhangi bir dava açmadığı, işe iade olmadığı ancak Yargıtay 12.CD 2018/4957 E. 2018/9715 K. ve Yargıtay 12.CD 2017/12112 E. 2018/2071 K.; Gaziantep BAM 16. CD 2018/3434 E. 2019/270 K. sayılı ilamları doğrultusunda davacının maaş kesintilerini ilgili kurumundan talep edebileceği , 29.10.2016 ihraç tarihinden 18.04.2017 tahliye tarihine kadar 171 gün memur statüsünde olmadığı için Yargıtay 12.CD'nin 2018/5347 E. 2018/9944 K. göre; kazanç kaybı miktarı konusunda herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Davacının 171 gün maddi kazanç kaybı net asgari ücret üzerinden 7.786,70 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacının gözaltına alınmasından ve tutuklanmasından ötürü duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü, üzerine atılı suçun niteliği, manevi tazminatın zenginleştirme amacıyla kullanılmaması, hakseverlik ve denkserlik ilkesi göz önünde bulundurularak takdiren manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi 09/08/2016 olan tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili tarafından müvekkilinin tutuklu kaldığı süre boyunca cezaevinde yapmış olduğu harcamaları maddi tazminat talebine eklenmesini talep etmiş ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2018/4668 Esas -2018/9953 Karar; 2017/11769 Esas - 2018/4386 Karar; 2017/3737 Esas- 2018/1031 K. sayılı kararları doğrultusunda; infaz kurumunda tutuklu bulunduğu süre içerisinde yapılan harcamaların maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğine ilişkin kararı neticesinde bu istem de maddi tazminatın hesabında dikkate alınmamıştır.
Davacı vekili 10 yıllık hizmet süresine ilişkin tazminatların hesaplanarak tazminata hükmedilmesini talep etmiş ise de; Yargıtay 12. CD. 2018/2352 E. 2018/6779 K.; 2017/11755 E. 2018/6320 K.; 2017/11755 E. 2018/6320 K. sayılı ilamları doğrultusunda davacının kıdem tazminatının maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğine ilişkin kararları neticesinde bu istem de maddi tazminat hesabında dikkate alınmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesince, hükmedilen maddi tazminat miktarının 7.045,52 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/361 Esas, 2018/61 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 09.08.2016-18.04.2017 tarihleri arasında 252 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 26.02.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2020 tarihli ve 2019/1848 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.