‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Hukuk DairesiTicaret Hukukuİcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/648 K.2024/8564

Esas No: 2024/648 · Karar No: 2024/8564 · Karar Tarihi: 03.12.2024
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, davacının Banka adına yapılan genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak imzalanan sözleşmeye ilişkin icra takibini ve kefil eş rızası eksikliği iddialarıyla ilgili. (2) Mahkeme, kefilin eş rızasının olmadığını tespit ederek temyizin kabulü ve davası reddine karar vererek icra takibinin iptali ve icra inkâr tazminatı talebini kararıyla bastırdı.
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/575 Esas, 2021/1250 Karar

HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/43 E., 2017/942 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Banka ile dava dışı asıl borçlu Şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalarının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine müvekkilince davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin, davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının uhdesinde bulunan ipoteklere başvurmadan takip başlattığını, müvekkili ... kefaletinin eş rızasının alınmaması sebebiyle şeklen geçersiz olduğunu ve davacı tarafından talep edilen faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, genel kredi sözleşmesinde, davalı kefil ...'ın eşinin muvafakatı bulunmadığı, adı geçen asıl borçlu şirketin ortağı olmadığından eş rızasının gerekli olduğu, davacı Bankanın, davalı kefilin sözleşmesinin imzalanması sırasında sunduğu nüfus cüzdanında bekâr olarak gözüktüğünü, kefilin müvekkilini bu suretle aldattığını iddia ettiği, gerçekten de davalının, sözleşmenin imzalanması sırasında sunduğu nüfus cüzdanında bekâr olarak gözüktüğü, eşin rızasını yasal koşul haline getiren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmünün eşi korumak için getirilmiş emredici bir hüküm olduğu, bu nedenle davacı bankanın, davalı kefil ile kefalet anlaşmasını yapmadan önce davalı kefilin evli olup olmadığı hususunda daha detaylı bir inceleme yapması gerektiği, ne var ki davacı bankanın böyle bir incelemeyi yaptığını ispat edemediği, söz konusu hüküm eşi korumak amacıyla getirilmiş olduğundan ve bankanın da davalı kefilin evli olup olmadığı hususunda detaylı bir inceleme yaptığı anlaşılamadığından somut olayda kefaletin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılmasını teşkil etmeyeceği; dolayısıyla davalı ...'ın kefaletinin geçersiz olduğu, davacı Bankanın diğer davalıdan bilirkişi raporuyla tespit edilen miktarda alacağı bulunduğu gerekçesiyle davalı Şahıs hakkında davanın reddine, davalı Şirket hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV.

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya ayrılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 584 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı banka harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı banka'ya iadesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?