‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Hukuk DairesiTicaret Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4320 K.2022/8564

Esas No: 2021/4320 · Karar No: 2022/8564 · Karar Tarihi: 01.12.2022
**MAHKEMESİ:** BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 08.02.2017 tarih ve 2011/446 E- 2017/94 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.01.2021 tarih ve 2020/133 E- 2021/34 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi katılma yoluyla davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından ise de duruşmalı istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Paşabahçe firmasının geliştirip üretmeye başladığı bardağın Türk Patent Marka Kurumu (TPMK)'nde 2002/43 numara ile tescil edildiğini, davalı şirketin ise çok benzer başka bir bardak üreterek müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ettiğini, tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına, müvekkilinin bu nedenle uğradığı 5.000.- TL maddi, 5.000.- TL manevi zararın davalıdan alınmasına ve kararın gazetede yayımlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iki ürün arasında ayırt edici özellikler olduğunu, aynı zamanda aslında kulp hariç bardak tasarımlarının anonim hale geldiğini, kulp kısımlarının ise farklı olduğunu, davacının bardağının kulpunun iç kısmının yuvarlak, müvekkil firmanınkinin köşeli olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; iki ürün arasındaki benzerliğin her hangi bir uzmanlık veyahut Endüstriyel Tasarım bilgisi gerektirmeden orta zekalı normal bir insan tarafından da farkedilebileceği, kulptaki küçük farklılığın benzer olunmasını engelleyemediği su bardağına kulp takılarak yapılmış tasarımın çok benzerinin davalı tarafça üretiminin kabul edilebilir olmadığı, benzerliğe dair ilk heyet ile üçüncü heyet raporlarına bu yönden itibar edilmesi gerektiği kanaati ile 554 S.KHK. ve Fikri Mülkiyet Hukuku'nun ilkeleri, MK, TTK normları ışığında, yapılan tecavüzün önlenmesine yönelik talebin kabul edilmesi gerektiği, ürünün satış tutarının 1.468.614,71 TL olduğu, bu üründen davalının 78.436,64 TL kâr elde ettiği, endüstriyel tasarımın ise buna katkısının %5 olacağı, netice olarak 3.921,83 TL zararı bulunduğu, zararın boyutunun maddi olması, davacının manevi zararını ispatlayamadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

**SONUÇ:** Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 208,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?