Yargıtay 11. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/1166 K.2012/5439
Özet: (1) Uyuşmazlık, 1999 senetinden doğan alacak nedeniyle Mertek Tekstil Ltd. Şti.’nin tekel ürünlerinin haczedilmesi ve bu işlemin davacıya ait mallar olarak kabul edilip edilmediği konusudur. (2) Mahkeme, devrin ticari işletme devri niteliğinde olduğunu belirterek, 44. ve BK 179 maddeleri uyarınca devralan davacının borçlarından sorumlu olmadığını, haczin iptalini ve %40 tazminatın davalılardan alınmasını reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2009 tarih ve 2009/80-2009/335 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... ile diğer davalılar Mertek Tekstil Ürünleri Dağ. Paz. Ltd. Şti. ve ... arasında düzenlenen 10/07/1999 tarihli, 10/05/1999 tanzim ve 10/07/1999 ödeme tarihli 50 milyar (50.000 TL) bedelli senetten doğan alacaktan dolayı 2 yılı aşkın bir süre sonra alacaklı tarafından borçlular ... ve Mertek Tekstil Ltd. Şti. aleyhine Çorum 3. İcra Müdürlüğünün 2002/668 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, bu takipten dolayı borçlu şirketin işyerinde Merzifon icra müdürlüğünün 2002/248 talimat sayılı dosyası ile 11/3/2002 tarihinde haciz yapılarak davalı Mertek Tekstil ltd. Şti. Sahibi ve temsilcisi ...'e haczedilen malların yediemin sıfatı ile bırakıldığını, bu haciz işleminden sonra borçlu Mertek Tekel Ürünleri Ltd. Şti.'nin Tekel Genel Müdürlüğüne 03/04/2002 tarihinde müracaatla Tekele ait toptan tekel satıcılığını bıraktığını bildirdiğini, bunun üzerine Tekel Genel Müdürlüğünce yeniden ihale açıldığını bu ihaleyi müvekkil şirketin kazandığını, müvekkilinin Tekel'e ait olan Tekel Ürünleri toptan satıcılık hakkını davalı Mertek Ltd. Şti'nden devir almadığını, müvekkili ile davalı Mertek Ltd. Şti.'nin uzaktan yakından bir ilişkisinin bulunmadığını, buna rağmen Merzifon icra müdürlüğünün 2002/248 talimat sayılı dosyası ile müvekkiline ait işyerindeki tekel ürünlerinin haczedildiğini, müvekkili tarafından açılan istihkak davasının Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2003/9408 esas, 2004/855 karar sayılı kararından sonra açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek borç ilişkisinin taraf ve borçlusu olmadıklarının tespitini, Merzifon icra müdürlüğünün 2002/248 talimat dosyası ile konulmuş olan hacizli tekel mallarının müvekkiline ait olduğunun tespitini, haczin iptaline karar verilmesini, %40 oranındaki tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Mertek Ltd. Şti. adına ..., açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı ... vekili, Tekel A.Ş. tarafından üretilen mamullerin üretimi, faydalandırılması, pazarlanması ve satılması hususlarında bir monopol olan Tekel A.Ş’nin tek başına yetkili olduğunu, bu nedenle bayi elinde bulunsalar dahi Tekel mamullerinin haczi ve satışının mümkün bulunmadığını ve tekel mamulleri üzerine haciz konulamayacağını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Davalı ...'e ilanen tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK’ nun 44. ve BK’nun 179 maddelerinin uygulanması gerektiği, anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediği, borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin kanıt olmadığı, bu durumda devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi, devralan davacıda BK’nun 179. maddesi gereğince işletmenin borçlarından sorumlu olduğu gerekçeleri ile davacının istihkak davasının reddinin gerektiğinin Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2003/9408 esaslı, 2004/855 karar sayılı ilamında belirtildiği, daha sonra istihkak davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğundan, davacının 3. kişi olması, icra takibinde taraf olmaması dolayısıyla hacizli malların kendisine ait olduğunun saptanması ve haczin iptaline ilişkin talebinin istihkak davasının konusuyla aynı olduğu Çorum İcra Tetkik merciinde açılan dava sonucu haczin iptali talebinin reddedildiği, bu sebeplerle icra takibinin, davacının borcundan dolayı yapılmadığı, davacının 3. kişi durumunda olup, haczedilen malların kendisine iadesinin istihkak davasına konu olması gerektiği, istihkak davasının da açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alınarak, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2009 tarih ve 2009/80-2009/335 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/03/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... ile diğer davalılar Mertek Tekstil Ürünleri Dağ. Paz. Ltd. Şti. ve ... arasında düzenlenen 10/07/1999 tarihli, 10/05/1999 tanzim ve 10/07/1999 ödeme tarihli 50 milyar (50.000 TL) bedelli senetten doğan alacaktan dolayı 2 yılı aşkın bir süre sonra alacaklı tarafından borçlular ... ve Mertek Tekstil Ltd. Şti. aleyhine Çorum 3. İcra Müdürlüğünün 2002/668 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, bu takipten dolayı borçlu şirketin işyerinde Merzifon icra müdürlüğünün 2002/248 talimat sayılı dosyası ile 11/3/2002 tarihinde haciz yapılarak davalı Mertek Tekstil ltd. Şti. Sahibi ve temsilcisi ...'e haczedilen malların yediemin sıfatı ile bırakıldığını, bu haciz işleminden sonra borçlu Mertek Tekel Ürünleri Ltd. Şti.'nin Tekel Genel Müdürlüğüne 03/04/2002 tarihinde müracaatla Tekele ait toptan tekel satıcılığını bıraktığını bildirdiğini, bunun üzerine Tekel Genel Müdürlüğünce yeniden ihale açıldığını bu ihaleyi müvekkil şirketin kazandığını, müvekkilinin Tekel'e ait olan Tekel Ürünleri toptan satıcılık hakkını davalı Mertek Ltd. Şti'nden devir almadığını, müvekkili ile davalı Mertek Ltd. Şti.'nin uzaktan yakından bir ilişkisinin bulunmadığını, buna rağmen Merzifon icra müdürlüğünün 2002/248 talimat sayılı dosyası ile müvekkiline ait işyerindeki tekel ürünlerinin haczedildiğini, müvekkili tarafından açılan istihkak davasının Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2003/9408 esas, 2004/855 karar sayılı kararından sonra açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek borç ilişkisinin taraf ve borçlusu olmadıklarının tespitini, Merzifon icra müdürlüğünün 2002/248 talimat dosyası ile konulmuş olan hacizli tekel mallarının müvekkiline ait olduğunun tespitini, haczin iptaline karar verilmesini, %40 oranındaki tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Mertek Ltd. Şti. adına ..., açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı ... vekili, Tekel A.Ş. tarafından üretilen mamullerin üretimi, faydalandırılması, pazarlanması ve satılması hususlarında bir monopol olan Tekel A.Ş’nin tek başına yetkili olduğunu, bu nedenle bayi elinde bulunsalar dahi Tekel mamullerinin haczi ve satışının mümkün bulunmadığını ve tekel mamulleri üzerine haciz konulamayacağını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Davalı ...'e ilanen tebligat yapılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK’ nun 44. ve BK’nun 179 maddelerinin uygulanması gerektiği, anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediği, borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin kanıt olmadığı, bu durumda devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi, devralan davacıda BK’nun 179. maddesi gereğince işletmenin borçlarından sorumlu olduğu gerekçeleri ile davacının istihkak davasının reddinin gerektiğinin Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2003/9408 esaslı, 2004/855 karar sayılı ilamında belirtildiği, daha sonra istihkak davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğundan, davacının 3. kişi olması, icra takibinde taraf olmaması dolayısıyla hacizli malların kendisine ait olduğunun saptanması ve haczin iptaline ilişkin talebinin istihkak davasının konusuyla aynı olduğu Çorum İcra Tetkik merciinde açılan dava sonucu haczin iptali talebinin reddedildiği, bu sebeplerle icra takibinin, davacının borcundan dolayı yapılmadığı, davacının 3. kişi durumunda olup, haczedilen malların kendisine iadesinin istihkak davasına konu olması gerektiği, istihkak davasının da açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alınarak, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.