Yargıtay11. Hukuk DairesiTicaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/9882 K.2011/14101
Özet: (1) Davacı, bankanın çalışanının EFT ile gönderilen parayı zimmetine geçirdiği gerekçesiyle kredi borcunun ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etti; (2) Mahkeme, davalı banka çalışanının zimmete geçirme sorumluluğunu kabul ederek maddi tazminatı kısmen ödeyip manevi tazminatı reddederek karar düzeltme isteğini de HUMK 442/3’e göre reddi.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 gün ve 2006/741 - 2008/679 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.02.2011 gün ve 2011/9882 - 2011/14101 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullandığı kredinin kalan taksitlerini ödeyerek borcun kapatılması için davalı bankanın çalışanı olan diğer davalının bildirdiği hesaba EFT yapmak suretiyle 9.340 YTL para gönderdiğini, ancak davalı banka çalışanının bu parayı müvekkilinin kredi borcunun bulunduğu hesaba aktarmadığını ve zimmetine geçirdiğini, davalı banka tarafından müvekkilinden kredi borcunun gecikme faizi ile birlikte 10.680 YTL olarak mükerrer tahsil edildiğini, aynı zamanda bu olay nedeniyle müvekkilinin manevi olarak da zarar gördüğünü, davalı bankanın adam çalıştıran olarak müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 10.680 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, zamanaşımı defi ile birlikte diğer davalının hesabına para yatırılarak oluşan zimmetten müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in davacının gönderdiği parayı davacının kullandığı kredi hesabına aktarmayarak zimmetine geçirmesi nedeniyle oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu, davacının ise kredi borcuna ait hesaba parayı EFT yapması gerekirken, banka çalışanının hesabına EFT yapması nedeniyle oluşan zarardan %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, manevi tazminatın ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden maddi tazminat isteminin kabulüne, davalı banka yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 5.340 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 gün ve 2006/741 - 2008/679 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.02.2011 gün ve 2011/9882 - 2011/14101 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullandığı kredinin kalan taksitlerini ödeyerek borcun kapatılması için davalı bankanın çalışanı olan diğer davalının bildirdiği hesaba EFT yapmak suretiyle 9.340 YTL para gönderdiğini, ancak davalı banka çalışanının bu parayı müvekkilinin kredi borcunun bulunduğu hesaba aktarmadığını ve zimmetine geçirdiğini, davalı banka tarafından müvekkilinden kredi borcunun gecikme faizi ile birlikte 10.680 YTL olarak mükerrer tahsil edildiğini, aynı zamanda bu olay nedeniyle müvekkilinin manevi olarak da zarar gördüğünü, davalı bankanın adam çalıştıran olarak müvekkilinin meydana gelen zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 10.680 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, zamanaşımı defi ile birlikte diğer davalının hesabına para yatırılarak oluşan zimmetten müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’in davacının gönderdiği parayı davacının kullandığı kredi hesabına aktarmayarak zimmetine geçirmesi nedeniyle oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu, davacının ise kredi borcuna ait hesaba parayı EFT yapması gerekirken, banka çalışanının hesabına EFT yapması nedeniyle oluşan zarardan %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, manevi tazminatın ise şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden maddi tazminat isteminin kabulüne, davalı banka yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 5.340 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.