Yargıtay11. Hukuk DairesiTicaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/4160 K.2011/9237
Özet: Uyuşmazlık, davacı şirketin otel taşınmazının kira sözleşmesi kapsamında kötü niyetli bir şekilde feshedilerek zilyetliğinin kaybedildiği ve bu nedenle zarar tazminatı talep ettiği davasıdır. Mahkeme, kiracının devre işlemiyle otelin yasal zilyedinin davacı şirkete ait olduğunu kabul ederek 124.493,23 TL’nin ticari faizle birlikte tahsil edilmesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/02/2008 gün ve 2004/732-2008/45 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.05.2010 gün ve 2010/3272 - 2010/5633 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ..., ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’nun diğer davalılara ait otel olarak kullanmaya elverişli taşınmazı kira sözleşmesi ile kiralamış bulunduğunu, kira sözleşmesinin “Devir/Ortak/Ciro” bölümünde yer alan hüküm gereğince 17.01.2003 tarihinde ... ve İzzet Sancak’ın % 50 ortaklıkları ile müvekkili şirketin kurulduğunu, şirket ortakları tarafından kira sözleşmesindeki kiracının yeni kurulan şirket olduğuna dair karar alındığını, müvekkili şirketin otelin bitirilerek açılışa hazır hale getirilmesi için çalışmalara başlandığını, çeşitli firmalarla sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmeler gereği ödemelerde bulunulduğunu, kira bedellerinin davalılara ödendiğini, otelin yapımının tamamlanması ve açılışa hazır hale getirilmesi işlemlerinin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmiş olduğunu, ancak davalıların aralarında anlaşarak müvekkili şirketin yetkili müdürü İzzet Sancak’ı tehdit etmek suretiyle Bodrum’dan uzaklaştırdıklarını, otelin malik olan davalılar tarafından kurulan bir şirket eliyle işletildiğini, şirket ortağı olan davalı ... ile diğer davalıların aralarında kötü niyetli olarak anlaşmak suretiyle 17.11.2003 tarihli ibraname ile kira sözleşmesini feshederek birbirlerini ibra ettiklerini, oysaki kira sözleşmesinin muhatabının müvekkili şirket olup, davalılar tarafından yapılan işlemin müvekkili şirkete zarar vermek amacıyla yapılmış bulunduğunu, kira sözleşmesine konu otelin davalılar tarafından gasp edilmiş olduğunu ileri sürerek, davalılar tarafından hukuka aykırı olarak gasp edilmiş olan otelin davalılardan alınarak yasal zilyedi olan müvekkili şirkete geri verilmesini, müvekkilinin uğradığı gelir kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile 493.500,00 YTL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı şirketin ortağı olan İzzet Sancak’ın taahhütlerini yerine getirememesi nedeniyle otelin tamamlanamadığını, bu nedenle otelin mal sahiplerine teslim edildiğini, davanın haksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davaya konu taşınmazın müvekkilleri tarafından 06.12.2001 tarihli kira sözleşmesi ile ...’ya kiralanmış olduğunu, kira sözleşmesinin tarafının bu şahıs olup, sözleşmeden doğan hakların devredilmediğini, davacı şirketin sözkonusu kira sözleşmesine hiçbir zaman taraf olmadığını, ... ile yapılan fesih ve ibraname ile kira sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedilerek davaya konu taşınmazın zilyetliğinin müvekkillerine teslim edilmiş bulunduğunu, davacının müvekkillerine yönelik taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı taşınmaz malikleri ile ... arasında akdedilen 06.11.2003 tarihli kira sözleşmesinde düzenlenen devre ilişkin hüküm gereğince ...’nun ortağı olduğu davacı şirkete kiralananın devrinin mümkün bulunduğu, davacı şirket tarafından yapılan kira ödemeleri dikkate alındığında bu devir işleminin karşı tarafa bildirilmemesine rağmen gerçekleşmiş olduğu, davacının otelin yasal zilyedi bulunduğunun kabulü gerektiği, bu durumda davacının oteli kullanamadığı dava tarihine kadar olan dönem için 124.493,23 YTL’ye hak kazandığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu taşınmazın zilyetliğinin davacı şirkete geri verilmesine, 124.493,23 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle davalılar yararına bozulmuştur.
Davalılardan ..., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ..., ... ve ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan ..., ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 21.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/02/2008 gün ve 2004/732-2008/45 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.05.2010 gün ve 2010/3272 - 2010/5633 sayılı kararı aleyhinde davalılardan ..., ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...’nun diğer davalılara ait otel olarak kullanmaya elverişli taşınmazı kira sözleşmesi ile kiralamış bulunduğunu, kira sözleşmesinin “Devir/Ortak/Ciro” bölümünde yer alan hüküm gereğince 17.01.2003 tarihinde ... ve İzzet Sancak’ın % 50 ortaklıkları ile müvekkili şirketin kurulduğunu, şirket ortakları tarafından kira sözleşmesindeki kiracının yeni kurulan şirket olduğuna dair karar alındığını, müvekkili şirketin otelin bitirilerek açılışa hazır hale getirilmesi için çalışmalara başlandığını, çeşitli firmalarla sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmeler gereği ödemelerde bulunulduğunu, kira bedellerinin davalılara ödendiğini, otelin yapımının tamamlanması ve açılışa hazır hale getirilmesi işlemlerinin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmiş olduğunu, ancak davalıların aralarında anlaşarak müvekkili şirketin yetkili müdürü İzzet Sancak’ı tehdit etmek suretiyle Bodrum’dan uzaklaştırdıklarını, otelin malik olan davalılar tarafından kurulan bir şirket eliyle işletildiğini, şirket ortağı olan davalı ... ile diğer davalıların aralarında kötü niyetli olarak anlaşmak suretiyle 17.11.2003 tarihli ibraname ile kira sözleşmesini feshederek birbirlerini ibra ettiklerini, oysaki kira sözleşmesinin muhatabının müvekkili şirket olup, davalılar tarafından yapılan işlemin müvekkili şirkete zarar vermek amacıyla yapılmış bulunduğunu, kira sözleşmesine konu otelin davalılar tarafından gasp edilmiş olduğunu ileri sürerek, davalılar tarafından hukuka aykırı olarak gasp edilmiş olan otelin davalılardan alınarak yasal zilyedi olan müvekkili şirkete geri verilmesini, müvekkilinin uğradığı gelir kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile 493.500,00 YTL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı şirketin ortağı olan İzzet Sancak’ın taahhütlerini yerine getirememesi nedeniyle otelin tamamlanamadığını, bu nedenle otelin mal sahiplerine teslim edildiğini, davanın haksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davaya konu taşınmazın müvekkilleri tarafından 06.12.2001 tarihli kira sözleşmesi ile ...’ya kiralanmış olduğunu, kira sözleşmesinin tarafının bu şahıs olup, sözleşmeden doğan hakların devredilmediğini, davacı şirketin sözkonusu kira sözleşmesine hiçbir zaman taraf olmadığını, ... ile yapılan fesih ve ibraname ile kira sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedilerek davaya konu taşınmazın zilyetliğinin müvekkillerine teslim edilmiş bulunduğunu, davacının müvekkillerine yönelik taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı taşınmaz malikleri ile ... arasında akdedilen 06.11.2003 tarihli kira sözleşmesinde düzenlenen devre ilişkin hüküm gereğince ...’nun ortağı olduğu davacı şirkete kiralananın devrinin mümkün bulunduğu, davacı şirket tarafından yapılan kira ödemeleri dikkate alındığında bu devir işleminin karşı tarafa bildirilmemesine rağmen gerçekleşmiş olduğu, davacının otelin yasal zilyedi bulunduğunun kabulü gerektiği, bu durumda davacının oteli kullanamadığı dava tarihine kadar olan dönem için 124.493,23 YTL’ye hak kazandığı sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu taşınmazın zilyetliğinin davacı şirkete geri verilmesine, 124.493,23 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce ilamda yer alan gerekçelerle davalılar yararına bozulmuştur.
Davalılardan ..., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılardan ..., ... ve ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan ..., ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 21.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.