Yargıtay11. Hukuk DairesiTicaret Hukuku
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/2568 K.2012/8564
**MAHKEMESİ:**Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2009/633-2010/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 10.02.2002 tarihinde ilanı yapılan anasözleşmesinin 4. maddesinde, şirket merkezinin Ankara olarak belirtildiğini, aynı maddede adres değişikliği halinde yeni adresin ticaret siciline tescil ettirilmemesinin fesih sebebi olarak düzenlendiğini, davalı şirketin 08.04.2005 günlü ticaret sicil gazetesinde ilan edilen merkezinde faaliyet göstermediğinin anlaşıldığını, söz konusu şirketin vergi kaydının da terkin edildiğini, şirketin adresini değiştirmiş olmasına rağmen yeni adresini tescil ve ilan ettirmediğini, dolayısıyla şirketin fesih sebebinin gerçekleştiğini, TTK'nun 274/2. Maddesi uyarınca fesih davası açılması koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı bakanlığın fesih davası açabilmesi için şirketin kendi kuruluşu ve mevzuatına veya kanunlara aykırı hareket etmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket ana sözleşmesine aykırı olan diğer hareketlerin fesih davası için yeterli olmadığı, dava konusu olayda fesih nedeni olarak davalı şirketin ticaret siciline tescil ettirdiği adresinden ayrılmasının ve yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemesinin ileri sürüldüğü, bu durumun TTK'nun 274/2 maddesinde sayılan hususlardan olmadığı ve fesih koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/10/2010 tarih ve 2009/633-2010/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 10.02.2002 tarihinde ilanı yapılan anasözleşmesinin 4. maddesinde, şirket merkezinin Ankara olarak belirtildiğini, aynı maddede adres değişikliği halinde yeni adresin ticaret siciline tescil ettirilmemesinin fesih sebebi olarak düzenlendiğini, davalı şirketin 08.04.2005 günlü ticaret sicil gazetesinde ilan edilen merkezinde faaliyet göstermediğinin anlaşıldığını, söz konusu şirketin vergi kaydının da terkin edildiğini, şirketin adresini değiştirmiş olmasına rağmen yeni adresini tescil ve ilan ettirmediğini, dolayısıyla şirketin fesih sebebinin gerçekleştiğini, TTK'nun 274/2. Maddesi uyarınca fesih davası açılması koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı bakanlığın fesih davası açabilmesi için şirketin kendi kuruluşu ve mevzuatına veya kanunlara aykırı hareket etmesinin gerekli ve yeterli olduğu, şirket ana sözleşmesine aykırı olan diğer hareketlerin fesih davası için yeterli olmadığı, dava konusu olayda fesih nedeni olarak davalı şirketin ticaret siciline tescil ettirdiği adresinden ayrılmasının ve yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemesinin ileri sürüldüğü, bu durumun TTK'nun 274/2 maddesinde sayılan hususlardan olmadığı ve fesih koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.