Yargıtay11. Hukuk DairesiTicaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/2466 K.2012/9237
Özet: Uyuşmazlık konusu: Davacı, dul maaşı hesabındaki 5.908,85 TL’nin kredi borcuna mahsuben tahsil edilmesiyle ilgili olarak, bu tutarın yalnızca nafaka alacakları dışında haczedilemeyeceğini iddia ederek ana para ve faiz talebinde bulunmuştur. Mahkeme sonucu: Sulh Hukuk Mahkemesi, davayı kısmen kabul ederek 5.908,85 TL’nin tahsilat tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş; temyiz itirazları reddedilmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2010 tarih ve 2009/1140-2010/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki dul maaşı hesabına bankaca bloke konularak hesapta bulunan 5.908,85 TL'nin bankanın müvekkilinden olan kredi alacağına mahsuben tahsil edildiğini, oysa dul maaşı hesabındaki paranın nafaka alacakları dışında haczedilemeyeceği gibi, kredi borcunun maaş hesabından tahsil edilmesi konusunda müvekkilinin bir taahhüdünün de olmadığını ileri sürerek, ana para ve işlemiş faiz toplamı 6.195 TL'nin davalıdan tahsilini, 5.908,85 TL ana para alacağına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile imzalanan kredi sözleşmesinde düzenlenen hapis hakkına istinaden davacının hesabına bloke konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacının kullandığı taşıt kredisinin ödenmeyen taksitleri nedeniyle davacı hakkında icra takibi yaptığı, takipte tahsilat yapılamaması üzerine davacının dul maaşı hesabında bulunan toplam 5.908,85 TL'nin tahsil edildiği, 5510 sayılı Kanun'un 93/1 ve İİK'nun 82. maddesi gereğince nafaka alacağı dışında sigorta emeklisinin emekli maaşı üzerine haciz ve bloke konulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 5.908,85 TL'nin tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 79.50 TL temyiz başvuru harcı ile 350.90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2010 tarih ve 2009/1140-2010/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki dul maaşı hesabına bankaca bloke konularak hesapta bulunan 5.908,85 TL'nin bankanın müvekkilinden olan kredi alacağına mahsuben tahsil edildiğini, oysa dul maaşı hesabındaki paranın nafaka alacakları dışında haczedilemeyeceği gibi, kredi borcunun maaş hesabından tahsil edilmesi konusunda müvekkilinin bir taahhüdünün de olmadığını ileri sürerek, ana para ve işlemiş faiz toplamı 6.195 TL'nin davalıdan tahsilini, 5.908,85 TL ana para alacağına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile imzalanan kredi sözleşmesinde düzenlenen hapis hakkına istinaden davacının hesabına bloke konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın davacının kullandığı taşıt kredisinin ödenmeyen taksitleri nedeniyle davacı hakkında icra takibi yaptığı, takipte tahsilat yapılamaması üzerine davacının dul maaşı hesabında bulunan toplam 5.908,85 TL'nin tahsil edildiği, 5510 sayılı Kanun'un 93/1 ve İİK'nun 82. maddesi gereğince nafaka alacağı dışında sigorta emeklisinin emekli maaşı üzerine haciz ve bloke konulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 5.908,85 TL'nin tahsilat tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 79.50 TL temyiz başvuru harcı ile 350.90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.