Yargıtay11. Hukuk DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/13183 K.2011/17841
**MAHKEMESİ:**Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2010 gün ve 2006/628 - 2010/165 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.06.2011 gün ve 2010/9711 - 2011/7184 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketine süper konut poliçesi sigortalı müvekkiline ait konuta hırsız girmesine, ekspertiz raporuna göre 207.578,20 YTL zarar tespit edilmesine ve poliçesinin mutabakatlı olmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 200.000 YTL'nın temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın yeni dönem poliçesinin "mutabakatlı olarak" yapılmadığını, sigortalının konutuna değer tespiti için gidilmediğini,dava konusu olaydan 13,5 ay önce gerçekleşen ilk hırsızlık ile şimdiki hırsızlıkta çalındığı beyan edilen eşyaların kısmen aynı olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 183.125,68 YTL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.06.2011 tarihli ilamı ile davalı vekilinin sair temyiz itirizları reddedilmiş ise de, dava konusu poliçenin mutabakatlı olmadığı, çalındğı ileri sürülen emtiaların poliçe tanzim tarihinde sigortalıda bulunduğunun davacı sigortalı tarafından ispatlanması gerektiği, bu emtiaların poliçede tek tek yazılı bulunmasının bu olgunun kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davalı sigortacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2010 gün ve 2006/628 - 2010/165 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.06.2011 gün ve 2010/9711 - 2011/7184 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketine süper konut poliçesi sigortalı müvekkiline ait konuta hırsız girmesine, ekspertiz raporuna göre 207.578,20 YTL zarar tespit edilmesine ve poliçesinin mutabakatlı olmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 200.000 YTL'nın temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın yeni dönem poliçesinin "mutabakatlı olarak" yapılmadığını, sigortalının konutuna değer tespiti için gidilmediğini,dava konusu olaydan 13,5 ay önce gerçekleşen ilk hırsızlık ile şimdiki hırsızlıkta çalındığı beyan edilen eşyaların kısmen aynı olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 183.125,68 YTL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.06.2011 tarihli ilamı ile davalı vekilinin sair temyiz itirizları reddedilmiş ise de, dava konusu poliçenin mutabakatlı olmadığı, çalındğı ileri sürülen emtiaların poliçe tanzim tarihinde sigortalıda bulunduğunun davacı sigortalı tarafından ispatlanması gerektiği, bu emtiaların poliçede tek tek yazılı bulunmasının bu olgunun kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davalı sigortacı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.