Yargıtay11. Hukuk DairesiTicaret Hukuku
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/9551 K.2012/1663
**MAHKEMESİ:**Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2010 tarih ve 2008/367-2010/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı banka nezdindeki ortak dolar hesabından internet bankacılığı ile yapılan işlemler sonucu havale edilen para nedeniyle zarara uğradıklarını, yapılan işlemlerin davalı bankanın güvenlik ve uyarı sistemlerinin yetersizliğinden kaynaklandığını ileri sürerek, sözkonusu hesaptan bozdurularak çekilen 55.000,00 YTL karşılığı 42.580,11 Amerikan Doları’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması nedeniyle müvekkili bankaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, davacının hesabından yapılan havale işlemleriyle ilgili olarak müvekkili bankaya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların bilgisi dışında ve farkına varmadan internet bankacılğı erişim bilgilerinin birtakım casus programlarla 3. şahıslar tarafından çalındığı ve kullanıldığı, olayın gerçekleşmesinde davacıya affedilecek bir kusur olmadığı, ancak davalı bankanın bu şekilde müşteri bilgilerinin 3. şahıslarca elde edilmesini önleyici yeterli güvenliği sağlayamadığı, bu nedenle meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 42.500,11 USD alacağın 04.04.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince belirlenen en yüksek faiziyle birlikte ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.449,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/03/2010 tarih ve 2008/367-2010/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı banka nezdindeki ortak dolar hesabından internet bankacılığı ile yapılan işlemler sonucu havale edilen para nedeniyle zarara uğradıklarını, yapılan işlemlerin davalı bankanın güvenlik ve uyarı sistemlerinin yetersizliğinden kaynaklandığını ileri sürerek, sözkonusu hesaptan bozdurularak çekilen 55.000,00 YTL karşılığı 42.580,11 Amerikan Doları’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması nedeniyle müvekkili bankaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, davacının hesabından yapılan havale işlemleriyle ilgili olarak müvekkili bankaya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların bilgisi dışında ve farkına varmadan internet bankacılğı erişim bilgilerinin birtakım casus programlarla 3. şahıslar tarafından çalındığı ve kullanıldığı, olayın gerçekleşmesinde davacıya affedilecek bir kusur olmadığı, ancak davalı bankanın bu şekilde müşteri bilgilerinin 3. şahıslarca elde edilmesini önleyici yeterli güvenliği sağlayamadığı, bu nedenle meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 42.500,11 USD alacağın 04.04.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince belirlenen en yüksek faiziyle birlikte ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
**SONUÇ:** Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.449,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.