Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/3202 K.2025/1663
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Hakimliği
**SAYISI:** 2023/1474 Değişik iş
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
**KARAR:** Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2023 tarihli ve 2023/2016 Soruşturma, 2023/1545 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Salihli Sulh Ceza Hakimliğinin 25.04.2023 tarihli ve 2023/1474 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.04.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 2024/2335 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42152 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42152 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'ın, müşteki ...'e Salihli'de oturduğu evin tapusunu şüpheli Mehmet'in oğlu olan şüpheli ...'a ait ... Kafe'ye devretmeleri durumunda yüklü miktarda kredi çekebileceklerini söylediği, bunun üzerine teklifi kabul eden müştekinin eşi ile birlikte ikamet ettikleri iki katlı müstakil evi şüpheli Adem'e herhangi bir satış bedeli almaksızın devrettiği, daha sonra şüpheliler ... ve ...'ın müştekinin torunu olan ...'a yalnızca 210.000,00 Türk lirası tutarında para verip başkaca ödeme yapmadıkları gibi bahse konu evin şüpheli ...'in boşandığı eşi olan şüpheli ...'a devredilmesini sağlayarak haksız yarar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Şikayete konu taşınmazın müşteki tarafından şüpheli Adem'e devredilmesi üzerine adı geçen şüphelinin de kısa süre içerisinde bu taşınmazı şüpheli Yonca'ya devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, maddi gerçeğin tespiti bakımından; şikayete konu taşınmazın belirtilen dönemlerdeki tapu kayıtlarının ve resmi senetlerinin getirtilerek, şüphelilerin ifadelerinin alınması, 22/02/2023 tarihli şikayet dilekçesinde isimleri belirtilen İbrahim Dostel, Mehmet Dostel, Serkan Dostel, Mustafa Çelik ve Aliye (Dostel) Çelik isimli kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip, adı geçenlerin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, şüpheliler tarafından şikayete konu taşınmazın ipotek gösterilmesi suretiyle kredi çekilip çekilmediğinin araştırılarak, varsa buna ilişkin ödeme bilgileri de dahil tüm evrakların ilgili bankadan temin edilmesini takiben, yüklenen suçun işlendiğine dair kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğunun anlaşılması halinde, dosyanın uzlaştırma işlemleri için Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, şüphelilerin ifadeleri dahi alınmadan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ...'ın, ailece görüştükleri şikâyetçi ...'e, Salihli'de oturduğu evin tapusunu, oğlu olan şüpheli ...'ın şirketine devretmesi halinde bankadan yüklü miktarda kredi çekebileceklerini ve bu şekilde önlerinin açılacağını, kredi ödemesi bittikten sonra ise taşınmazı yeniden kendisine devredeceklerini söylemesi üzerine, tapuda resmi devir işlemlerinin yapıldığının, satış karşılığında şikayetinin herhangi bir para almadığının, ancak yapılan araştırmada, taşınmazın şüphelilerden ...'a devredildiğinin belirlendiğinin, şüpheli ...'in ise ...'dan boşanmasına rağmen bu kişi ile aynı evde beraber oturduklarının ve edindiği malları ...'ın üzerine kaydettiğinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin ifadelerinin alınması, şikâyet dilekçesinde belirtilen tanıkların beyanlarına başvurulması, tapu kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, taşınmazın teminat olarak gösterilmesi suretiyle kredi çekilip çekilmediğinin, çekilmiş ise ne şekilde kullanıldığının ilgili bankadan araştırılması, Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/45 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasına ilişkin dosyanın getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekinin kendi iradesi ile evi devrettiği, hile kullanıldığına dair delil bulunmadığı, iddiaların hukuki ihtilaf mahiyeti taşıdığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Salihli Sulh Ceza Hakimliğinin 25.04.2023 tarihli ve 2023/1474 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2025 tarihinde karar verildi.
**SAYISI:** 2023/1474 Değişik iş
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
**KARAR:** Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2023 tarihli ve 2023/2016 Soruşturma, 2023/1545 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Salihli Sulh Ceza Hakimliğinin 25.04.2023 tarihli ve 2023/1474 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.04.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 2024/2335 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42152 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42152 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'ın, müşteki ...'e Salihli'de oturduğu evin tapusunu şüpheli Mehmet'in oğlu olan şüpheli ...'a ait ... Kafe'ye devretmeleri durumunda yüklü miktarda kredi çekebileceklerini söylediği, bunun üzerine teklifi kabul eden müştekinin eşi ile birlikte ikamet ettikleri iki katlı müstakil evi şüpheli Adem'e herhangi bir satış bedeli almaksızın devrettiği, daha sonra şüpheliler ... ve ...'ın müştekinin torunu olan ...'a yalnızca 210.000,00 Türk lirası tutarında para verip başkaca ödeme yapmadıkları gibi bahse konu evin şüpheli ...'in boşandığı eşi olan şüpheli ...'a devredilmesini sağlayarak haksız yarar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda, Salihli Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Şikayete konu taşınmazın müşteki tarafından şüpheli Adem'e devredilmesi üzerine adı geçen şüphelinin de kısa süre içerisinde bu taşınmazı şüpheli Yonca'ya devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, maddi gerçeğin tespiti bakımından; şikayete konu taşınmazın belirtilen dönemlerdeki tapu kayıtlarının ve resmi senetlerinin getirtilerek, şüphelilerin ifadelerinin alınması, 22/02/2023 tarihli şikayet dilekçesinde isimleri belirtilen İbrahim Dostel, Mehmet Dostel, Serkan Dostel, Mustafa Çelik ve Aliye (Dostel) Çelik isimli kişilerin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip, adı geçenlerin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, şüpheliler tarafından şikayete konu taşınmazın ipotek gösterilmesi suretiyle kredi çekilip çekilmediğinin araştırılarak, varsa buna ilişkin ödeme bilgileri de dahil tüm evrakların ilgili bankadan temin edilmesini takiben, yüklenen suçun işlendiğine dair kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğunun anlaşılması halinde, dosyanın uzlaştırma işlemleri için Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, şüphelilerin ifadeleri dahi alınmadan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ...'ın, ailece görüştükleri şikâyetçi ...'e, Salihli'de oturduğu evin tapusunu, oğlu olan şüpheli ...'ın şirketine devretmesi halinde bankadan yüklü miktarda kredi çekebileceklerini ve bu şekilde önlerinin açılacağını, kredi ödemesi bittikten sonra ise taşınmazı yeniden kendisine devredeceklerini söylemesi üzerine, tapuda resmi devir işlemlerinin yapıldığının, satış karşılığında şikayetinin herhangi bir para almadığının, ancak yapılan araştırmada, taşınmazın şüphelilerden ...'a devredildiğinin belirlendiğinin, şüpheli ...'in ise ...'dan boşanmasına rağmen bu kişi ile aynı evde beraber oturduklarının ve edindiği malları ...'ın üzerine kaydettiğinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin ifadelerinin alınması, şikâyet dilekçesinde belirtilen tanıkların beyanlarına başvurulması, tapu kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, taşınmazın teminat olarak gösterilmesi suretiyle kredi çekilip çekilmediğinin, çekilmiş ise ne şekilde kullanıldığının ilgili bankadan araştırılması, Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/45 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasına ilişkin dosyanın getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müştekinin kendi iradesi ile evi devrettiği, hile kullanıldığına dair delil bulunmadığı, iddiaların hukuki ihtilaf mahiyeti taşıdığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Salihli Sulh Ceza Hakimliğinin 25.04.2023 tarihli ve 2023/1474 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2025 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.