‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/37795 K.2025/900

Esas No: 2021/37795 · Karar No: 2025/900 · Karar Tarihi: 16.01.2025
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi

**SAYISI:** 2017/303 E., 2017/680 K.
SUÇ : Dolandırıcılık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli karar sanığın adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmışsa da; daha önce bu adrese usulune uygun tebligat yapılmamış olması karşısında, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, temyiz isteminin öğrenme ile süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1- Bozma sonrası, sanığın üzerine atılı, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık eylemi yönünden uzlaştırma girişiminde bulunulduğu ancak söz konusu uzlaştırma girişimlerinin usulüne uygun olmadığı belirlenmiştir. Şöyle ki 05.08.2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasında yer alan; "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." şeklindeki ve aynı Yönetmelik'in 29 uncu maddesinin yedinci fıkrasında yer alan; "Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez." şeklindeki, yine anılan Yönetmelik'in 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında yer alan; "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır." şeklindeki, bahsi geçen Yönetmelik'in 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklindeki ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdii edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince muhatabın Merkezî Nüfus İdare Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine adresin MERNİS adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği; somut olayda, uzlaştırmacı tarafından katılanların MERNİS adresine hiç tebligat çıkarılmadığı, sadece bilinen son adresi esas alınarak tebliğ yoluna gidildiği, bu şekilde girişilen tebliğ işleminin 7201 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınan mezkûr raporun ve uzlaştırma girişiminin usulüne uygun olmadığı gözetilmeden ve katılanın talimatla alınan 18.10.2017 tarihli beyanında şikayetinden vazgeçtiğini, uzlaştırma raporunda da sanık ile uzlaşmak istediğini beyan etmesi karşısında yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri ve yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?