Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/9196 K.2019/6862
Özet: Uyuşmazlık, sanığın defter ve belgeleri gizleme suçuyla ilgili mahkumiyet kararının geri bırakılması ve ertelenmiş hâli nedeniyle, yasal dayanakların yorumlanmasına dayanıyordu. Mahkeme, ilgili kanunların uygulama şartlarını hatalı yorumladığını belirleyerek kararın 02.10.2019’da tek oy ile bozulmasına hükmeddi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği ve zarar değil tehlike suçu olan defter ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gözetilmeden, suç tarihinde adli sicil kaydına göre engel mahkumiyeti bulunmayıp, hakkında takdiri indirim maddesi uygulanan ve oluşan olumlu kanaat sonucunda cezası ertelenen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları gerçekleşip gerçekleşmediğinin objektif-subjektif şartlar kapsamında değerlendirilmemesi, yasaya aykırı
2-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından hiçbir şekilde uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Defter ve belgeleri gizlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği ve zarar değil tehlike suçu olan defter ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gözetilmeden, suç tarihinde adli sicil kaydına göre engel mahkumiyeti bulunmayıp, hakkında takdiri indirim maddesi uygulanan ve oluşan olumlu kanaat sonucunda cezası ertelenen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları gerçekleşip gerçekleşmediğinin objektif-subjektif şartlar kapsamında değerlendirilmemesi, yasaya aykırı
2-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri açısından hiçbir şekilde uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.