Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/8067 K.2017/5974
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Sanık, 2005–2007 yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldı; savunması doğrultusunda fatura aslı bulunmamakta, sahte fatura düzenlemediği iddia edildi. (2) Mahkeme, delillerle sahte fatura düzenlemesinin kanıtlandığını belirterek sanığı vergi usul kanununa muhafaza etmek suçunda mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-) Sanık hakkında “2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından açılan kamu davasında, sanığın... ve ortağı.’ın yanına işçi olarak girdiğini, bu iş yerinin muhasebe işlerine...’in baktığını,..’in siğorta işlemlerini yapmak için kimliğini aldığını, adına şirket kurup kurmadıklarını bilmediğini ve kesinlikle sahte fatura düzenlemediğini savunması ve dosya içerisinde adı geçen takvim yıllarında düzenlenmiş herhangi bir fatura aslı yada suretine rastlanılmaması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; mükellef şirket tarafından düzenlenen 2005,2006 ve 2007 takvim yıllarına ait kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin temin edilip dosya arasına konulması ve incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ile sahte faturanın düzenlendiği tarihin suç tarihi olduğu gözetilerek suç tarihlerinin belirlenip zamanaşımı süresi açısından değerlendirilmesi, suça konu faturaların, bizzat sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi bakımından da savunmasında adı geçen ...’in tanık olarak dinlenmesi, suça konu faturaları kullananların tespiti ile sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması, sanığın işletmenin faaliyetleriyle ilgili beyanname, işletmeye ait bir belge düzenleyip düzenlemediğinin, müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadığının araştırılması, vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asılları ile faturalardaki imza ve yazıların sanığa aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, bunların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-) Sanık hakkında “2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından açılan kamu davasında, sanığın... ve ortağı.’ın yanına işçi olarak girdiğini, bu iş yerinin muhasebe işlerine...’in baktığını,..’in siğorta işlemlerini yapmak için kimliğini aldığını, adına şirket kurup kurmadıklarını bilmediğini ve kesinlikle sahte fatura düzenlemediğini savunması ve dosya içerisinde adı geçen takvim yıllarında düzenlenmiş herhangi bir fatura aslı yada suretine rastlanılmaması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; mükellef şirket tarafından düzenlenen 2005,2006 ve 2007 takvim yıllarına ait kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin temin edilip dosya arasına konulması ve incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi ile sahte faturanın düzenlendiği tarihin suç tarihi olduğu gözetilerek suç tarihlerinin belirlenip zamanaşımı süresi açısından değerlendirilmesi, suça konu faturaların, bizzat sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi bakımından da savunmasında adı geçen ...’in tanık olarak dinlenmesi, suça konu faturaları kullananların tespiti ile sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması, sanığın işletmenin faaliyetleriyle ilgili beyanname, işletmeye ait bir belge düzenleyip düzenlemediğinin, müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadığının araştırılması, vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asılları ile faturalardaki imza ve yazıların sanığa aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, bunların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.