‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/5863 K.2017/8196

Esas No: 2017/5863 · Karar No: 2017/8196 · Karar Tarihi: 27.11.2017
Özet: Uyuşmazlık, 2012’da elde edilen sahte güzergah belgeleriyle ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan olan sanığın yargılamasını ve temyiz itirazlarını kapsamaktadır. Mahkeme, sanığın sahte belge suçundan mahkumiyetine karar vererek, ceza hâlen süresinin ve koşullarının kullanılacağını ve kararın Bozerilemesi gerektiğini hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu cihetle, emanette kayıtlı suça konu belgeler getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, gerekçeli kararda aldatma niteliğini haiz olup olmadıklarının tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a) Sanık hakkında çalıntı olduğu tespit edilen suça konu aracın şasi numarasını değiştirerek, sahte plaka ve buna uygun olarak düzenlenmiş sahte motorlu araç trafik ve tescil belgesi ile kullandığının iddia ve kabul olunduğu olayda; belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiklerine dair kesin delil bulunmaması nedeniyle, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suça konu plaka, şasi numarası ve motorlu araç trafik ve tescil belgesi yönünden sanık hakkında yazılı şekilde üç ayrı hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
b) Adli Emanetin 2012/115 sırasında kayıtlı suça konu plakanın akıbeti hususunda bir karar verilmemesi,
c) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektimiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK‘nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?