Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/573 K.2017/2622
Özet: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna ilişkin mahkumiyet kararı, 07.04.2017 tarihli 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2 maddelerine göre 12.10.2000 tarihli suç eyleminin azam keteşim süresi dolup dolmadığını inceleyerek, temyiz itirazlarını yerinde görerek, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 maddesine dayanarak 1412 sayılı CMUK’nın 321 maddesi uyarınca kararın bozulmasına ve 06.04.2017’de oybirliğiyle hükmün düşürülmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 12.10.2000 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının 12.10.2000 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.