Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/5443 K.2017/7947
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın motorlu araç muayene işlemini sahte düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği ve bu süreçte ruhsat, aracı ve ödeme alıntılanmasıyla ilgili kanıtların sorgulanmasıdır. (2) Mahkeme, sanığı suçtan mahkum ederek, ilgili davada eksik inceleme ve yeni yasal düzenlemelerin dikkate alınmaması nedeniyle kararın 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesine göre bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Sanık ... hakkında üzerine kayıtlı .... plaka sayılı araca ait motorlu araç trafik belgesinin arka yüzündeki 07.05.2007 tarihli araç muayene işlemini sahte olarak düzenletmek sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın aşamalarda, muayene tarihinde aracını, ruhsat ve 100 TL para ile birlikte .... aracılığı ile tanıştığı temyiz dışı sanık ...‘a bıraktığını, ...‘ın aracı aynı gün iade ettiğini, ruhsatı ise 2-3 gün sonra muayene işlemi yapılmış şekilde.... Lokantasına bıraktığını, muayene işleminin sahte olarak yapıldığından haberdar olmadığını, olayın suç tarihinde muayene istasyonu‘na 16.08.2006 tarihinde vize yaptırmak amacıyla maliyeye yatırdığı 96.70 TL‘yi geri almak için, makbuzun kullanılmadığını teyit etmek maksadıyla başvurması üzerine ortaya çıktığını beyan etmesi, tanıkların sanığın beyanlarını doğrulamaları karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından, dava konusu aracın muayene tarihi itibariyle birikmiş vergi borcu ve trafik cezası olup olmadığı, sanığın belirttiği şekilde maliyeye yatırılmış ve kullanılmamış muayene bedeline dair bir tahsilat makbuzu bulunup bulunmadığı ilgili kurumlardan araştırıldıktan sonra, sonucuna göre sanığın suç kastının ve hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi‘nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Sanık ... hakkında üzerine kayıtlı .... plaka sayılı araca ait motorlu araç trafik belgesinin arka yüzündeki 07.05.2007 tarihli araç muayene işlemini sahte olarak düzenletmek sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın aşamalarda, muayene tarihinde aracını, ruhsat ve 100 TL para ile birlikte .... aracılığı ile tanıştığı temyiz dışı sanık ...‘a bıraktığını, ...‘ın aracı aynı gün iade ettiğini, ruhsatı ise 2-3 gün sonra muayene işlemi yapılmış şekilde.... Lokantasına bıraktığını, muayene işleminin sahte olarak yapıldığından haberdar olmadığını, olayın suç tarihinde muayene istasyonu‘na 16.08.2006 tarihinde vize yaptırmak amacıyla maliyeye yatırdığı 96.70 TL‘yi geri almak için, makbuzun kullanılmadığını teyit etmek maksadıyla başvurması üzerine ortaya çıktığını beyan etmesi, tanıkların sanığın beyanlarını doğrulamaları karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından, dava konusu aracın muayene tarihi itibariyle birikmiş vergi borcu ve trafik cezası olup olmadığı, sanığın belirttiği şekilde maliyeye yatırılmış ve kullanılmamış muayene bedeline dair bir tahsilat makbuzu bulunup bulunmadığı ilgili kurumlardan araştırıldıktan sonra, sonucuna göre sanığın suç kastının ve hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi‘nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.