Yargıtay11. Ceza DairesiCeza HukukuTicaret Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/5405 K.2017/7384
Özet: Uyuşturma konusu, sanığın olduğu kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin, ilgili TTK hükümleri çerçevesinde resmi belgede yapılmadığını iddia ettiği bir resmi belgeye dair sahtecilik suçundan doğmuştur. Mahkeme, delillerin ve inceleme eksikliklerinin neticesinde sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararını bozarak temyiz sonucunda hükmü iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Tebliğnamede dolandırıcılık suçundan verilen hüküm de belirtilmiş ise de; bu suçtan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz bulunmadığından; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. (suç ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 776 ve 777.) maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin, tanzim tarihinin ve borçlu adının yazılı bulunması zorunludur. Buna göre inceleme konusu dosya içerisinde fotokopileri mevcut suça konu bonoların, düzenleme tarihini ihtiva etmemeleri ve mahkeme tarafından asılları incelenerek düzenleme tarihinin bulunduğuna ilişkin bir tespitin yapılmadığı anlaşıldığından; bono asılları yeniden incelenerek düzenleme tarihlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, düzenleme tarihleri yok ise, sanığın fiilinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden ve bonoların asılları dosya içerisinde bulundurulmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Tebliğnamede dolandırıcılık suçundan verilen hüküm de belirtilmiş ise de; bu suçtan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz bulunmadığından; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanununun 688/6 ve 689/4. (suç ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 776 ve 777.) maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin, tanzim tarihinin ve borçlu adının yazılı bulunması zorunludur. Buna göre inceleme konusu dosya içerisinde fotokopileri mevcut suça konu bonoların, düzenleme tarihini ihtiva etmemeleri ve mahkeme tarafından asılları incelenerek düzenleme tarihinin bulunduğuna ilişkin bir tespitin yapılmadığı anlaşıldığından; bono asılları yeniden incelenerek düzenleme tarihlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, düzenleme tarihleri yok ise, sanığın fiilinin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden ve bonoların asılları dosya içerisinde bulundurulmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.