Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/5291 K.2017/4161
Özet: Uyuşmazlık, mahkûm Sanık’ın müştekinin 06 RIS 35 plakalı aracını ehliyetsiz kullandığı esnada aynı tarihe ait trafik ceza tutanağı ve teblig-tebellüğ belgesini müşteki adına imzalayarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlemesiyle ilgilidir. Mahkeme, sanığın davranışının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206, 43, 53 ve 61 maddelerine göre suç vasfı oluşturduğunu ve yaptırımının mevcut yasal çerçeveye uygun olmadığını tespit ederek, kararını bozmuş ve 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 321 maddesi uyarınca kararı iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanığın, müştekinin haricen satmış olduğu 06 RIS 35 plakalı aracı ehliyetsiz bir şekilde kullandığı esnada trafik polislerince yakalandığı ve 20.01.2006 tarihli trafik ceza tutanağı ile aynı tarihli tebliğ-tebellüğ belgesini müşteki adına imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, sanığın, 20.01.2006 tarihli trafik ceza tutanağı ile aynı tarihli tebliğ-tebellüğ belgesini müşteki adına imzalaması şeklinde gelişen olayda, belgelerin farklı tarihlerde olmayıp aynı anda düzenlenmesi karşısında, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanığın, müştekinin haricen satmış olduğu 06 RIS 35 plakalı aracı ehliyetsiz bir şekilde kullandığı esnada trafik polislerince yakalandığı ve 20.01.2006 tarihli trafik ceza tutanağı ile aynı tarihli tebliğ-tebellüğ belgesini müşteki adına imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" gerektiği, sanığın, 20.01.2006 tarihli trafik ceza tutanağı ile aynı tarihli tebliğ-tebellüğ belgesini müşteki adına imzalaması şeklinde gelişen olayda, belgelerin farklı tarihlerde olmayıp aynı anda düzenlenmesi karşısında, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi,
b) 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.