Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/5029 K.2017/8977
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların ve katılanın bir senet üzerinde sahte imza ve doldurma işlemi yaparak resmi belgede sahtecilik suçu işlediği iddiasına dayanıyor. Mahkeme, sanıkları beraat ettirerek işlemi bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulaması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Sanık ...'ın keşideci adı, telefon numarası ve imzası yazılı, diğer kısımları boş halde teminat amacıyla katılandan aldığı 19.01.2007 keşide tarihli 110 TL bedelli belgeyi katılanın bilgisi ve rızası dışında 110.000 TL bedelli olarak diğer sanık ... adına bono şeklinde, doldurularak sanık ... tarafından 09.11.2009 tarihinde icra takibine konu edilmek suretiyle sanıkların fikir ve eylem birliği içinde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda; sanıkların savunmaları, katılanın beyanları, bilirkişi raporları, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/582 Esas ve 2014/115 Karar sayılı menfi tespit davasına ilişkin ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ile katılan ...'in kısa bir süre ortaklaşa iş yaptıkları, birlikte iş yaptıkları dönemde katılan ...'in yapacakları ticari işlerde kullanmak üzere sanık ...'a boşa imzalı bir adet bono verdiği, bu bononun sanık ... tarafından kefil sıfatıyla imzalandığı ve bononun ...'ta kaldığı, sanıklardan ... ile katılan ... arasında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi bulunmadığı halde, sanıklar ... ve ...'un aralarında anlaşarak senedin boş kısmının ...'un alacaklı ve senet bedelinin de 110.000 TL olacak şekilde doldurtulduğu, bu şekilde doldurulan senedin sanık ... tarafından ... aleyhine icra takibine konulduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 gün ve 2001/6-70-2001/77 sayılı kararında belirtildiği üzere imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu yazdırması halinde kağıdın yeni zilyedi olan ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı, açığa imza atandan aldığı kağıdı faile veren sanık ...'ın eyleminin de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliğini kazanacağı ve yüklenen eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 209/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 204/1. maddesindeki “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı, gözetilmeden sanıkların mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulaması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Sanık ...'ın keşideci adı, telefon numarası ve imzası yazılı, diğer kısımları boş halde teminat amacıyla katılandan aldığı 19.01.2007 keşide tarihli 110 TL bedelli belgeyi katılanın bilgisi ve rızası dışında 110.000 TL bedelli olarak diğer sanık ... adına bono şeklinde, doldurularak sanık ... tarafından 09.11.2009 tarihinde icra takibine konu edilmek suretiyle sanıkların fikir ve eylem birliği içinde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunduğu olayda; sanıkların savunmaları, katılanın beyanları, bilirkişi raporları, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/582 Esas ve 2014/115 Karar sayılı menfi tespit davasına ilişkin ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ile katılan ...'in kısa bir süre ortaklaşa iş yaptıkları, birlikte iş yaptıkları dönemde katılan ...'in yapacakları ticari işlerde kullanmak üzere sanık ...'a boşa imzalı bir adet bono verdiği, bu bononun sanık ... tarafından kefil sıfatıyla imzalandığı ve bononun ...'ta kaldığı, sanıklardan ... ile katılan ... arasında herhangi bir alacak ve borç ilişkisi bulunmadığı halde, sanıklar ... ve ...'un aralarında anlaşarak senedin boş kısmının ...'un alacaklı ve senet bedelinin de 110.000 TL olacak şekilde doldurtulduğu, bu şekilde doldurulan senedin sanık ... tarafından ... aleyhine icra takibine konulduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 gün ve 2001/6-70-2001/77 sayılı kararında belirtildiği üzere imza sahibinin tevdi ettiği kişinin kağıdın zilyetliğinden vazgeçerek bunu yazdırması halinde kağıdın yeni zilyedi olan ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı, açığa imza atandan aldığı kağıdı faile veren sanık ...'ın eyleminin de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliğini kazanacağı ve yüklenen eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 209/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 204/1. maddesindeki “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı, gözetilmeden sanıkların mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.