Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4356 K.2017/6870
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın resmi belgede sahtecilik suçlamasını 3 yıl 4 ay hapis cezası yerine 1 yıl 19 ay 3 gün hapis cezasıyla mahkum ettiği kararı onaylayarak, temyiz itirazlarını reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezasından TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken “3 yıl 4 ay” hapis cezası yerine hesap hatası sonucu “1 yıl 19 ay 3 gün” hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, temel cezanın belirlenmesindeki teşdit gerekçesi ile cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezasından TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken “3 yıl 4 ay” hapis cezası yerine hesap hatası sonucu “1 yıl 19 ay 3 gün” hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, temel cezanın belirlenmesindeki teşdit gerekçesi ile cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.