Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/3877 K.2017/8193
Özet: Mühür bozma suçunun hükmüyle ilgili olarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na aykırı usulsüz tebligat yapan Asliye Ceza Mahkemesi, sanığa gerekçeli karar usulünce tebliğ edilmesini ve iadesini hükme karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmüne aykırı olarak, sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın sorgusu esnasında bildirdiği, daha önce tebligat yapılmış olan ve aynı zamanda eski MERNİS adresi de olan “.... Cad. ..... Mah. No:..... İç Kapı No:.....” adresine tebliği gerekirken, daha önce usulüne uygun şekilde herhangi bir tebligat yapılmamış olan ve nasıl temin edildiği de anlaşılamayan “..... Mah. .... Cad. ..... Yapı Koop. .... Blk ......” adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğat yapılmış olması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan 11.12.2014 tarihli tebliğ işlemi usulsüz olduğu cihetle, sanığa gerekçeli karar usulünce tebliğ edilerek, buna dair belge ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçe ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlemek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmüne aykırı olarak, sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın sorgusu esnasında bildirdiği, daha önce tebligat yapılmış olan ve aynı zamanda eski MERNİS adresi de olan “.... Cad. ..... Mah. No:..... İç Kapı No:.....” adresine tebliği gerekirken, daha önce usulüne uygun şekilde herhangi bir tebligat yapılmamış olan ve nasıl temin edildiği de anlaşılamayan “..... Mah. .... Cad. ..... Yapı Koop. .... Blk ......” adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğat yapılmış olması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan 11.12.2014 tarihli tebliğ işlemi usulsüz olduğu cihetle, sanığa gerekçeli karar usulünce tebliğ edilerek, buna dair belge ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçe ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlemek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.