Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Ticaret Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/3685 K.2018/8593
Özet: İtirazlıce hükmü bozulan ağır ceza mahkemesi kararına, 29.01.2019 tarihli yargıtay kararında belirtildiği üzere, resmi belgede sahtecilik suçunun imzası dahilinde tanzim tarihinin eksikliğinin ardından sanıkların hem resmi hem de özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmadığı hükmüyle, mahkeme kararı doğrudan “bozma” fiiliyle, 31.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanunu’nun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesi uyarınca bonoda tanzim tarihinin yazılı bulunması zorunludur. İncelenen dosya kapsamına göre, suça konu bonoda tanzim tarihinin yazılı olmadığının anlaşılması nedeniyle, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, 2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanunu’nun 688. (6102 sayılı Kanunun 776.) maddesi uyarınca bonoda tanzim tarihinin yazılı bulunması zorunludur. İncelenen dosya kapsamına göre, suça konu bonoda tanzim tarihinin yazılı olmadığının anlaşılması nedeniyle, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, 2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.