‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/1782 K.2020/2425

Esas No: 2017/1782 · Karar No: 2020/2425 · Karar Tarihi: 12.03.2020
Özet: (1) Uyuşmazlık: Sanık 2008 yılında sahte fatura kullanarak maliarım oluşturduğu iddiasıyla sahte fatura kullanma suçundan yargılandı. (2) Mahkeme: Tüm delillerin eksik araştırılması, TCK 53/1 fıkrası gereği hak yoksunluğunun göz önüne alınmaması nedeniyle, sanığın sahte fatura kullandığı gerekçesiyle mahkumiyet kararı verildi ve hüküm 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca boşulurken, kazanç hakkı saklı tutuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura kullanma

HÜKÜM: Mahkumiyet

1- 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunması ve çekle ödeme yapıldığına ilişkin sunmuş olduğu banka dekontları da dikkate alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, banka dekontlarında bilgileri gösterilen çekleri ilgili bankadan tahsil eden kişilerin, CMK’nin 48. maddesi gereğince çekinme hakları hatırlatılarak, tanık sıfatıyla dinlenmesi, kendilerinden, sözü edilen çekleri hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması, varsa vergi incelemesi sırasında alınan ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi; suça konu faturaları düzenleyen mükellef hakkında dava açılmış ise, dosyasının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması; faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak, tanık sıfatıyla dinlenmesi, kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması; gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için, faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin getirtilmesinden sonra, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
a) 5237 sayılı TCK'nin 43/1. maddesinde suçun zincirleme şekilde işlenmesi hâlinde cezanın 1/4'ten 3/4'üne kadar artırılabileceği öngörülmüş olup, sanık hakkında zincirleme suç nedeniyle cezanın 1/6 oranında artırılması; TCK’nin 62. maddesinin uygulanması sonucunda sonuç cezanın 2 yıl 11 ay yerine 2 yıl 9 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK’nin 53/1. fıkrasında yazılı hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 25.08.2008 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “2008” şeklinde eksik gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 12.03.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?