‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/15352 K.2018/9129

Esas No: 2017/15352 · Karar No: 2018/9129 · Karar Tarihi: 15.11.2018
Özet: Uyuşmazlık, katılanın temsilcisi olduğu şirket adına keşide tarihli bir çekin tahrif edilerek tarih kısmının (4 rakamının 9’a değiştirilmesi) sahtecilik suçu kapsamında açılan davadır. Mahkeme, çekin tahrifle belirlendiğini kararlaştırarak, sahtecilik suçunun unsurlarını oluşturan tahrifin iğfal kabiliyetini haiz olduğunu kabul edip sanıkları serbest bırakarak beraat ettirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Beraat

1-Katılanın temsilcisi olduğu şirket adına keşide ettiği 30/04/2007 keşide tarihli çekin borca karşılık sanıklara verildiği, çekin süresinde ödenmemesi üzerine yerine ileri tarihli başka bir çek verildiği, sanıkların 30/04/2007 keşide tarihli çeki iade etmeyerek tarih kısmındaki 4 rakamını 9 yapmak suretiyle tahsile koydukları iddiası ile açılan kamu davasında, sanıkların iddiaları kabul etmeyerek katılan tarafından verilen ilk çeki iade ettiklerini, yeni bir çek aldıklarını, aynı zamanda yine yaptıkları alışveriş karşılığında suça konu 30/09/2007 keşide tarihli çekin verildiğini savunmaları, çekin keşide tarihi bölümünde tahrifat yapıldığının bilirkişi raporu ile sabit olması ve taraflar arasında Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/693 esas sayılı dosyasında görülmekte olan menfi tespit davasında, sanıkların savunmasının aksine suça konu çeki yapılan sipariş üzerine aldıklarını, ancak malları teslim edemediklerini belirtirek çekten dolayı alacaklı olmadıklarını beyan etmeleri ve menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında, belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu dikkate alınarak, suça konu belge aslı celp edilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konularak, yapılan tahrifatın iğfal kabiliyetini haiz olduğunun tespiti halinde, sanıkların üzerlerine atılı suçun sübuta erip unsurları itibariyle oluştuğu kabul edilmek suretiyle mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine ayrı ayrı maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?