Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/14358 K.2019/596
Özet: Uyuşmazlık, sanığın tutuklu olduğu süre boyunca sahte hizmet belgesi sunarak abonelik işlemi yapması ve bu işlemin Elektronik Haberleşme Kanunu ile Türk Ceza Kanunu gereği suç teşkil etmesiyle ilgilidir. Mahkeme, yerinde görülen deliller ve kanun hükümleri çerçevesinde sanığı mahkum ederek kararını bozmuş ve 17.01.2019 tarihinde oy birliğiyle kararı iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yokluğunda verilen gerekçeli kararın, sanığın talimat mahkemesince alınan savunması sırasında bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi gereğince usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmış ise de sanık müdafiinin 10.07.2014 tarihli temyiz dilekçesinde sanığın 05.08.2013 tarihinde ..... adresine taşındığını belirterek buna ilişkin kira sözleşmesi ile sanığın kararı mağdurdan öğrenmesi üzerine tebliğ evrakını muhtarlıktan 04.07.2014 tarihinde tebliğ aldığına dair belgeyi sunması karşısında; sanık müdafiinin 10.07.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç ve hükümden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanun'un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri ile TCK'nin 7. maddesi gereğince; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-"11.02.2010" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 01.08.2012" olarak yanlış yazılması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMU Knin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yokluğunda verilen gerekçeli kararın, sanığın talimat mahkemesince alınan savunması sırasında bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi gereğince usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşılmış ise de sanık müdafiinin 10.07.2014 tarihli temyiz dilekçesinde sanığın 05.08.2013 tarihinde ..... adresine taşındığını belirterek buna ilişkin kira sözleşmesi ile sanığın kararı mağdurdan öğrenmesi üzerine tebliğ evrakını muhtarlıktan 04.07.2014 tarihinde tebliğ aldığına dair belgeyi sunması karşısında; sanık müdafiinin 10.07.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç ve hükümden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanun'un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri ile TCK'nin 7. maddesi gereğince; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-"11.02.2010" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 01.08.2012" olarak yanlış yazılması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMU Knin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.