‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/1369 K.2017/2177

Esas No: 2017/1369 · Karar No: 2017/2177 · Karar Tarihi: 23.03.2017
Özet: 1. Uyuşmazlık, 26.12.2002 tarihinde işlenmiş resmi belgede sahteciliğin ardından, 2012 yılında karar kısmen kesinleşen, yeniden açılan davada zamanaşımı süresinin işlenip işlenmediği ve mahkumiyetin bu zamanaşımı nedeniyle geçerli olup olmadığı konusudur. 2. Mahkeme, ilgili TCK maddeleri ve CMK hükümleri çerçevesinde, zamanaşımının davayı düşürmesi gerektiğini kabul ederek, sanığın mahkumiyetini iptal etti ve davayı düşürme kararı ile sonuçlandırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM: Mahkumiyet

5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca, 26.12.2002 olan suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.12.2012 tarihine kadar bazı kesintilerle, her seferinde yeniden başlayan dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.12.2012'den itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 10.03.2014'e kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.12.2002 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi yerine sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?