Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/13203 K.2017/4950
Özet: Uyuşmazlık, sanığın başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanarak dolandırıcılık suçunu işlemesinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, 24.11.2015 tarihli resmi gazete kararını infaz aşamasında göz önüne alarak, sanığı hapis ve adli para cezasıyla mahkum etti, fakat para cezasının alt sınırından uzaklaştırılmasının gerekçesini göstermediği gerekçesiyle usul ve yasayı bozan hükümleri düzeltti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın tekerrür oluşturan mahkumiyetlerinden en ağır olanı ile Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümler ile ilgili olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 sayılı kararında da belirtildiği üzere, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi dayanılan gerekçelerin de yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği, yine aynı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasında ise, “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine” hükmolunacağının belirtildiği, somut olayda mahkemece temel cezanın tespiti sırasında hapis cezası takdiren alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, para cezası tayin edilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine aykırı olacak şekilde alt sınırdan niçin uzaklaşıldığına dair hiçbir gerekçe gösterilmeden ve hüküm kısmında teşdiden uygulama yapıldığı da belirtilmeden artırım yapılarak, sanıklar hakkında fazla ceza tayin olunması,
2-5237 Sayılı TCK. nun 61/8. maddesi uyarınca adli para cezası hesaplanırken artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tayin olunan gün birim sayısı ile bir gün karşılığı takdir olunan miktarın çarpılması sonucu bulunan tutar üzerinden indirim yapılarak adli para cezasının tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; 5237 sayılı TCK'nın 245/1 maddesi uyarınca, kurulan hükümlerde yer olan 10 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi, aynı Kanunun 168/2 maddesi uygulaması ile 2 gün, yasanın 62. maddesi uygulanması ile adli para cezasının 1 güne indirilmesi, 52/2. maddeye göre de sonuç adli para cezalarının 20,00 TL olarak tayini suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın tekerrür oluşturan mahkumiyetlerinden en ağır olanı ile Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümler ile ilgili olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 sayılı kararında da belirtildiği üzere, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi dayanılan gerekçelerin de yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği, yine aynı Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasında ise, “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine” hükmolunacağının belirtildiği, somut olayda mahkemece temel cezanın tespiti sırasında hapis cezası takdiren alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, para cezası tayin edilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine aykırı olacak şekilde alt sınırdan niçin uzaklaşıldığına dair hiçbir gerekçe gösterilmeden ve hüküm kısmında teşdiden uygulama yapıldığı da belirtilmeden artırım yapılarak, sanıklar hakkında fazla ceza tayin olunması,
2-5237 Sayılı TCK. nun 61/8. maddesi uyarınca adli para cezası hesaplanırken artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tayin olunan gün birim sayısı ile bir gün karşılığı takdir olunan miktarın çarpılması sonucu bulunan tutar üzerinden indirim yapılarak adli para cezasının tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; 5237 sayılı TCK'nın 245/1 maddesi uyarınca, kurulan hükümlerde yer olan 10 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi, aynı Kanunun 168/2 maddesi uygulaması ile 2 gün, yasanın 62. maddesi uygulanması ile adli para cezasının 1 güne indirilmesi, 52/2. maddeye göre de sonuç adli para cezalarının 20,00 TL olarak tayini suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.