Yargıtay11. Ceza DairesiCeza HukukuVergi Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/11780 K.2017/5673
Özet: Uyuşmazlık, 2003‑2004 ve 2005 yıllarında vergi matrahını düşürmek amacıyla defter kayıtlarını diğer ortamlar söz konusu şekilde kaydetme suçundan sanığa verilen düşme ve mahkumiyet kararlarının zamanaşımı nedeniyle kaldırılması üzerinedir. Mahkeme, sanığa ilişkin düşme kararlarını 2003‑2004 döneminde ve mahkumiyet kararını 2005 döneminde zamanaşımı geçmesi sebebiyle bozar, dolayısıyla sanığın hapis cezası 1986/1987 takvim yıllarında verildiği sürece düzelir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: 2003-2004 takvim yıllarında düşme, mahkumiyet 13/10/2006 tarihli suç nedeniyle mahkumiyet
1-Sanık hakkında 2003 ve 2004 takvim yıllarında işlenen suçlardan verilen düşme kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “2003 ve 2004 Takvim Yıllarında Defterlere Kaydı Gereken Hesap ve İşlemleri Vergi Matrahının Azalması Sonucunu Doğuracak Şekilde Tamamen veya Kısmen Başka Defter, Belge veya Diğer Kayıt Ortamlarına Kaydetmek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK‘nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan; katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında 2005 takvim yılında işlenen suçtan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri uyarınca; sanığa yüklenen “ 2005 Takvim Yılında Defterlere Kaydı Gereken Hesap ve İşlemleri Vergi Matrahının Azalması Sonucunu Doğuracak Şekilde Tamamen veya Kısmen Başka Defter, Belge veya Diğer Kayıt Ortamlarına Kaydetmek” suçunun suç tarihinin suça konu kayıtların oluşturulduğu tarih olduğu en aleyhe kabulle, suça konu belgelerin ele geçirildiği 20.04.2005 olduğu cihetle, atılı suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK‘nın 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 18.09.2008 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK‘nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: 2003-2004 takvim yıllarında düşme, mahkumiyet 13/10/2006 tarihli suç nedeniyle mahkumiyet
1-Sanık hakkında 2003 ve 2004 takvim yıllarında işlenen suçlardan verilen düşme kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “2003 ve 2004 Takvim Yıllarında Defterlere Kaydı Gereken Hesap ve İşlemleri Vergi Matrahının Azalması Sonucunu Doğuracak Şekilde Tamamen veya Kısmen Başka Defter, Belge veya Diğer Kayıt Ortamlarına Kaydetmek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK‘nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan; katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında 2005 takvim yılında işlenen suçtan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri uyarınca; sanığa yüklenen “ 2005 Takvim Yılında Defterlere Kaydı Gereken Hesap ve İşlemleri Vergi Matrahının Azalması Sonucunu Doğuracak Şekilde Tamamen veya Kısmen Başka Defter, Belge veya Diğer Kayıt Ortamlarına Kaydetmek” suçunun suç tarihinin suça konu kayıtların oluşturulduğu tarih olduğu en aleyhe kabulle, suça konu belgelerin ele geçirildiği 20.04.2005 olduğu cihetle, atılı suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK‘nın 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 18.09.2008 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK‘nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.