Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/1074 K.2019/1012
Özet: 1) Sanığın 27.02.2012’de 2011/707 ve 2012/142 kararlarıyla mahkumiyet ve 5 yıl denetim süresi kararı ile aynı tarihte işlediği sahtecilik ve 03.08.2012’de işlediği basit yaralama suçlarına ilişkin yanıtlamalarla ilgili denetim süresi içinde yeni suç işlediği iddia edildi; 2) Mahkeme, açıklanmasının geri bırakılan hükmün hukuki sonuç doğurmayan karma nitelikte olduğunu, suç tarihinden sonra yürürlüğe girişi ve denetim süresi dolmadan hükmün açı lanmasının gerektiğini kabul ederek, 04.02.2019’da oy birliğiyle kararı bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık hakkında 27.02.2012 tarihinde 2011/707 Esas ve 2012/142 Karar sayı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesinden sonra, açıklamaya neden olan denetim süresi içinde suç işlediği belirtilerek dosya ele alınıp hüküm açıklanmış ise de; İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03.04.2013 tarihli 2012/1385 Esas ve 2013/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 03.08.2012 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarih ve 346-25 sayılı kararında vurgulandığı üzere, kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç tarihi itibarıyla sanığın kasten suç işlediğine dair kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı, CMK’nin 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen ikinci cümle hükmünün suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği gözetilmeden; “5271 sayılı CMK’nin 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanması şartlarının oluşmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının yer olmadığına ve denetim süresinin dolmasının beklenmesine” karar verilmesi gerekirken açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık hakkında 27.02.2012 tarihinde 2011/707 Esas ve 2012/142 Karar sayı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesinden sonra, açıklamaya neden olan denetim süresi içinde suç işlediği belirtilerek dosya ele alınıp hüküm açıklanmış ise de; İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03.04.2013 tarihli 2012/1385 Esas ve 2013/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 03.08.2012 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarih ve 346-25 sayılı kararında vurgulandığı üzere, kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç tarihi itibarıyla sanığın kasten suç işlediğine dair kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı, CMK’nin 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen ikinci cümle hükmünün suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği gözetilmeden; “5271 sayılı CMK’nin 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanması şartlarının oluşmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının yer olmadığına ve denetim süresinin dolmasının beklenmesine” karar verilmesi gerekirken açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.