Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Ticaret Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/9258 K.2018/4025
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşturma belge sahtecilik suçuna ilişkin davada, sanığın sanık olarak çıkan adalet yargısına, avukatlarının yanında senet imzalayıp gerçekteki senedi bankadan geri alarak belgeyi sahte olarak tanzim ettiği iddia edildi. Mahkeme, sanığın hukuki durumunun eksik araştırılması sonucunda 5237 sayılı TCK’nın 211. maddesi kapsamında “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik” suçunun işlendiğini kabul ederek mahkumiyet kararı verdi ve kararın 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereği 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Sanık hakkında kardeşi olan mağdur ... adına sahte bono tanzim edip mağdur ...’ya verdiği ve bu suretle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan davada; sanığın aşamalardaki savunmasında ‘‘...’ın kardeşi olduğunu ve kardeşinin evlenip eşinden ayrıldığını, kardeşinin eşinin nafaka istememesi karşılığında nakit para istediğini, kendisinin senet vermesini kabul etmeleri üzerine borçlu olduğu bir senet düzenlediğini, 25.000 TL değerinde bir senedi imzalayarak avukatlarının yanında gelinlerinin annesi ve babasına teslim ettiğini, daha sonra senedin bedelini ... Bankası ... Şubesinden ... Bankası'na kardeşi ... aracılığı ile boşandığı hanımı adına gönderdiğini, kardeşi ...'in dekontu getirdiğini ve senedi bankadan geri aldığını, bu şekilde anlaşmalı olarak boşandıklarını, sonrasında kardeşi ...’ın verdiği senet karşılığında kendisine suça konu olan 25.000 TL'lik senedi verdiğini, yanlarında ... ve... isimli şahısların da olduğunu’’ söylemesi karşısında; sanığın kardeşi ... tarafından mağdurun boşandığı eşine yapılan ödemeye ilişkin dekontun... Bankası’nın ilgili şubesinden istenmesi; gerekirse sanığın savunmasında bildirdiği isimlerin tanık olarak dinlenip aralarında alacak, borç ilişkisi olup olmadığının belirlenmesi, sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nın 211. maddesi kapsamında “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik” suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-Sanık hakkında kardeşi olan mağdur ... adına sahte bono tanzim edip mağdur ...’ya verdiği ve bu suretle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan davada; sanığın aşamalardaki savunmasında ‘‘...’ın kardeşi olduğunu ve kardeşinin evlenip eşinden ayrıldığını, kardeşinin eşinin nafaka istememesi karşılığında nakit para istediğini, kendisinin senet vermesini kabul etmeleri üzerine borçlu olduğu bir senet düzenlediğini, 25.000 TL değerinde bir senedi imzalayarak avukatlarının yanında gelinlerinin annesi ve babasına teslim ettiğini, daha sonra senedin bedelini ... Bankası ... Şubesinden ... Bankası'na kardeşi ... aracılığı ile boşandığı hanımı adına gönderdiğini, kardeşi ...'in dekontu getirdiğini ve senedi bankadan geri aldığını, bu şekilde anlaşmalı olarak boşandıklarını, sonrasında kardeşi ...’ın verdiği senet karşılığında kendisine suça konu olan 25.000 TL'lik senedi verdiğini, yanlarında ... ve... isimli şahısların da olduğunu’’ söylemesi karşısında; sanığın kardeşi ... tarafından mağdurun boşandığı eşine yapılan ödemeye ilişkin dekontun... Bankası’nın ilgili şubesinden istenmesi; gerekirse sanığın savunmasında bildirdiği isimlerin tanık olarak dinlenip aralarında alacak, borç ilişkisi olup olmadığının belirlenmesi, sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nın 211. maddesi kapsamında “gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik” suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.