Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/9203 K.2016/6859
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın resmi belgede sahteciliği (karşılıksız çek keşide etme) suçlarından oluşan bir davadır; mahkeme, 10/02/2004 tarihli çek için 13/02/2004, 28/02/2004 tarihli çek için 15/03/2004 ve 20/11/2004 tarihli çek için 04/08/2004 suç tarihlerinin belirlenmesiyle birlikte, bu suçların zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davayı düşürmüş ve sanığı mahkum etmemiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Tüm dosya kapsamından suça konu çeklerin, keşide tarihlerinden önce düzenlendiği, bu itibarla çeklerde yazılı keşide tarihlerinin suç tarihi olarak kabul edilemeyeceği, iddianame konusu 10/02/2004 keşide tarihli çekle ilgili 13/02/2004 tarihinde; 28/02/2004 tarihli çekle ilgili olarak ise 15/03/2004 tarihinde karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayet dilekçeleri verildiği; ... isimli şahsın 20/11/2004 tarihli çekin kendisine 04/08/2004 tarihinde verildiğini beyan ettiği anlaşılmakla, suç tarihlerinin sanık açısından en aleyhe kabulle 10/02/2004 tarihli çek açısından 13/02/2004; 28/02/2004 tarihli çek açısından 15/03/2004; 20/11/2004 tarihli çek açısından ise 04/08/2004 olabileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarının 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suçların işlendiği 13/02/2004, 15/03/2004 ve 04/08/2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10/10/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Tüm dosya kapsamından suça konu çeklerin, keşide tarihlerinden önce düzenlendiği, bu itibarla çeklerde yazılı keşide tarihlerinin suç tarihi olarak kabul edilemeyeceği, iddianame konusu 10/02/2004 keşide tarihli çekle ilgili 13/02/2004 tarihinde; 28/02/2004 tarihli çekle ilgili olarak ise 15/03/2004 tarihinde karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayet dilekçeleri verildiği; ... isimli şahsın 20/11/2004 tarihli çekin kendisine 04/08/2004 tarihinde verildiğini beyan ettiği anlaşılmakla, suç tarihlerinin sanık açısından en aleyhe kabulle 10/02/2004 tarihli çek açısından 13/02/2004; 28/02/2004 tarihli çek açısından 15/03/2004; 20/11/2004 tarihli çek açısından ise 04/08/2004 olabileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçlarının 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suçların işlendiği 13/02/2004, 15/03/2004 ve 04/08/2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10/10/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.