Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/8858 K.2017/5063
Özet: (1) Sanık, 12.08.2010 tarihli mühür bozma tespit tutanağına istinaden, önceki Yargıtay dosyalarındaki zincirleme suç hükümleri çerçevesinde sodun ve ilgili raporların incelenmesiyle mühür bozma suçundan bulunmakta; (2) Mahkeme, ilgili iddianame, Yargıtay kararları ve ilgili kanun maddelerini dikkate alarak sanığın zincirleme suç kapsamında mahkumiyet kararını doğrular ve hükmü geri bırakma veya bozulmasına karar verir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozma kararına uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile 12.08.2010 tarihli mühür bozma tespit tutanağına istinaden mühür bozma suçundan açılan kamu davasında, mühür bozma suçlarında aynı yere ilişkin olarak her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise hukuki kesinti nedeniyle ayrı suçu oluşturacağı cihetle, UYAP kayıtlarına göre, sanık hakkında mühür bozma suçundan Yargıtay’da olan derdest kamu dava dosyaları ve kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında; belirtilen dava dosyalarının celbi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılarak, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik araştırma ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; Hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. Maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231 ve TCK'nın 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozma kararına uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile 12.08.2010 tarihli mühür bozma tespit tutanağına istinaden mühür bozma suçundan açılan kamu davasında, mühür bozma suçlarında aynı yere ilişkin olarak her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise hukuki kesinti nedeniyle ayrı suçu oluşturacağı cihetle, UYAP kayıtlarına göre, sanık hakkında mühür bozma suçundan Yargıtay’da olan derdest kamu dava dosyaları ve kesinleşmiş mahkumiyet kararlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında; belirtilen dava dosyalarının celbi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılarak, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarih, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik araştırma ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; Hükümden önce, 08.02.2008 günlü 26781 Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. Maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231 ve TCK'nın 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması' kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.