Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/844 K.2016/2292
Özet: (1) Sanığın, sahte abonelik sözleşmesi düzenleyerek özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, ancak yeni yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun ilgili maddeleri, suçun unsurlarını ortadan kaldırdığı için hüküm geçersiz sayılmıştır. (2) Mahkeme, bu yasal değişiklikler ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına dayanarak, sanığın temyiz itirazlarını kabul edip, mahkumiyet kararını 15.03.2016 tarihli oyçokluğuyla bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.01.2009'dan itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 20.05.2013'e kadar dava zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın sahte abonelik sözleşmesi düzenlemek eyleminden dolayı özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulmasında ve 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.01.2009'dan itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 20.05.2013'e kadar dava zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın sahte abonelik sözleşmesi düzenlemek eyleminden dolayı özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması suretiyle hüküm kurulmasında ve 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.