Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/8433 K.2019/1069
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
1-Sanığın, suça konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Suça konu olan faturaları düzenleyen mükellefler ... İnş. Elekt.Mad.Or.Ür.Pe.H.N.S.V.T.Ltd.Şti. ile ... Çel. Yed. Par. İnş. Oto.Akar....San.Tic.Ltd.Şti. hakkında düzenlenmiş vergi suçu raporları ile vergi tekniği raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b) Suça konu faturaları düzenleyen şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyanın getirtilerek incelenmesi,
c) Faturaları düzenleyen şirket yetkililerinin CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,
d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen şirketler ile sanığın yetkilisi olduğu şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK.'nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05/02/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
1-Sanığın, suça konu olan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a) Suça konu olan faturaları düzenleyen mükellefler ... İnş. Elekt.Mad.Or.Ür.Pe.H.N.S.V.T.Ltd.Şti. ile ... Çel. Yed. Par. İnş. Oto.Akar....San.Tic.Ltd.Şti. hakkında düzenlenmiş vergi suçu raporları ile vergi tekniği raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b) Suça konu faturaları düzenleyen şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyanın getirtilerek incelenmesi,
c) Faturaları düzenleyen şirket yetkililerinin CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdiklerinin, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,
d) Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen şirketler ile sanığın yetkilisi olduğu şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK.'nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05/02/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.