Yargıtay11. Ceza DairesiCeza HukukuVergi Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/7865 K.2019/7331
Özet: 1) 2007 yılında sanığın sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık sahte fatura kullanmadığını savunuyor; 2) Mahkeme, yetersiz delil incelemesi ve hatalı tarih sınıflandırması nedeniyle kararı bozmuş, sanığın beraatini ve hükmün iptali kararını vermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanığın 2007 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek sahte fatura kullanmadığını savunması, sahte olduğu iddia edilen faturaları düzenleyen mükelleflerle ilgili vergi tekniği raporlarında mükellef adına kayıtlı araçların bulunduğunun belirtilmesi karşısında, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı da araştırılıp, defter ve belgeler üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması, faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak düzenlediklerinin sorulması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanık hakkında katma değer vergisi yönünden sahte fatura kullanmak suçundan inceleme yapıldığı, bu haliyle suç tarihinin 30.09.2007 tarihli son faturanın kullanıldığı beyanname tarihi olan 25.10.2007 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına 2012 olarak yazılması,
b) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanığın 2007 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın suçlamayı kabul etmeyerek sahte fatura kullanmadığını savunması, sahte olduğu iddia edilen faturaları düzenleyen mükelleflerle ilgili vergi tekniği raporlarında mükellef adına kayıtlı araçların bulunduğunun belirtilmesi karşısında, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoku olup olmadığı da araştırılıp, defter ve belgeler üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması, faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK'nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak düzenlediklerinin sorulması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanık hakkında katma değer vergisi yönünden sahte fatura kullanmak suçundan inceleme yapıldığı, bu haliyle suç tarihinin 30.09.2007 tarihli son faturanın kullanıldığı beyanname tarihi olan 25.10.2007 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına 2012 olarak yazılması,
b) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.