Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/6677 K.2018/6446
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2007 ve 2008 yıllarında sahte fatura düzenleyerek Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçu işlemesiyle ilgili bir dördüncü hapis cezasının takip edilmesiydi; Asliye Ceza Mahkemesi, serbest çerçeve eksiklikleri ve çakışan uygulama maddeleri nedeniyle hatalı karar koyarak sanığı hem 1 yıl 10 ay 15 gün hapis hem de 1 yıl 10 ay 15 gün ek hapis cezasıyla mahkum etti. Mahkeme, sanığın haklarına zarar vermeyen, sistem hatalarını düzelten ve doğru cezanın öngörülmesinden yoksun olan kararını 10.07.2018’de oybirliği kararıyla ortadan kaldırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Her takvim yılı içinde düzenlenen faturaların ayrı suçları oluşturduğu ve sanık hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından dava açıldığı halde hangi yıldan hüküm kurulduğuda belirtilmeden tek bir mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2- Sanık hakkında aynı suç işleme kararı içerisinde aynı kanun hükmünü birden çok ihlal ettiği kabul edilerek cezasının ¼ oranında artırılmasına karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi isabetsizliği, uygulama maddesinin mahallinde karara eklenmesi mümkün olduğundan,
3- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK 51/3 maddesi gereğince, ertelenen ceza süresinden az olmamak kaydıyla denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5- Sanık hakkında zincirleme suç sebebiyle artırım yapılırken 22 ay 15 gün yerine, cezanın 1 yıl 10 ay 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmişse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında 2 ayrı takvim yılı sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken tek mahkumiyet hükmü verilerek sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bu hususlar bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi, takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Her takvim yılı içinde düzenlenen faturaların ayrı suçları oluşturduğu ve sanık hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından dava açıldığı halde hangi yıldan hüküm kurulduğuda belirtilmeden tek bir mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2- Sanık hakkında aynı suç işleme kararı içerisinde aynı kanun hükmünü birden çok ihlal ettiği kabul edilerek cezasının ¼ oranında artırılmasına karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi isabetsizliği, uygulama maddesinin mahallinde karara eklenmesi mümkün olduğundan,
3- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK 51/3 maddesi gereğince, ertelenen ceza süresinden az olmamak kaydıyla denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5- Sanık hakkında zincirleme suç sebebiyle artırım yapılırken 22 ay 15 gün yerine, cezanın 1 yıl 10 ay 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmişse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında 2 ayrı takvim yılı sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken tek mahkumiyet hükmü verilerek sanığın gerçekte alması gereken ceza miktarından daha az bir ceza almasına yol açan mahkeme uygulamasının sanık lehine olması nedeniyle bu yanılgılı uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde bozma yapılmasının adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağı anlaşıldığından bu hususlar bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi, takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.