Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/6674 K.2016/5315
Özet: Uyuşmazlık, sahte fatura düzenleme suçunun tarih ve ceza miktarı ile ilgili hatalı hüküm verilmesi konusundadır; mahkeme, 10.10.2007 tarihini düzelterek ve cezanın 2 yıl 13 ay 15 gün hapis olarak yeniden belirleyerek kararını bozmuştur. Mahkumiyet kararı iptal edilip yeni bir mahkumiyet kararı verilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 10.10.2007 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sahte fatura düzenleme suçunda, suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un ... Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde, bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de; faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, suça konu belgelerin aslı veya onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadıkları tespit edilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sahte fatura düzenlemek eylemi bakımından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesinde “onsekiz aydan üç yıla” kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı eylemin düzenlendiği 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesinde ise “üç yıldan beş yıla” kadar hapis cezası öngörüldüğü nazara alındığında ve Dairemizin 01.07.2013 gün, 2012/2718-2013/10976 E.K. sayılı bozma ilamında suçun işlendiği tarihin 10.10.2007 olduğuna işaret edilmesine rağmen bu hususa riayet edilmeden, suç tarihinde sahte fatura düzenlemek suçunun temel cezasının 18 ay hapis olduğu ve bu haliyle sanığın lehine olduğu gözetilmeden ve uygulamalı yasa karşılaştırması da yapılmadan, temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanık hakkında 213 sayılı VUK'nun 359/b-1 ve 5237 sayılı TCK'nun 43/1. maddesinin tatbiki ile verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Yasanın 62. maddesi uygulaması ile sonuç cezanın "3 yıl 1 ay 15 gün" yerine "2 yıl 13 ay 15 gün" hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 213 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Karar başlığında yanlış gösterilen suç tarihinin 10.10.2007 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sahte fatura düzenleme suçunda, suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un ... Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde, bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de; faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, suça konu belgelerin aslı veya onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadıkları tespit edilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sahte fatura düzenlemek eylemi bakımından 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesinde “onsekiz aydan üç yıla” kadar hapis cezası öngörülmüş olup, aynı eylemin düzenlendiği 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesinde ise “üç yıldan beş yıla” kadar hapis cezası öngörüldüğü nazara alındığında ve Dairemizin 01.07.2013 gün, 2012/2718-2013/10976 E.K. sayılı bozma ilamında suçun işlendiği tarihin 10.10.2007 olduğuna işaret edilmesine rağmen bu hususa riayet edilmeden, suç tarihinde sahte fatura düzenlemek suçunun temel cezasının 18 ay hapis olduğu ve bu haliyle sanığın lehine olduğu gözetilmeden ve uygulamalı yasa karşılaştırması da yapılmadan, temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanık hakkında 213 sayılı VUK'nun 359/b-1 ve 5237 sayılı TCK'nun 43/1. maddesinin tatbiki ile verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Yasanın 62. maddesi uygulaması ile sonuç cezanın "3 yıl 1 ay 15 gün" yerine "2 yıl 13 ay 15 gün" hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.