Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/5331 K.2018/4315
Özet: Uyuşmazlık, sanığın, ağabeyi tarafından keşide edilen banka çekinin üzerinde yapılan sahte paraf ve imza taklidiyle ilgili olarak “özel belgede sahtecilik” suçundan yargılanmasına ilişkin bir kamu davasıdır. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın suç kastının bulunmadığını takdir ederek beraat kararı vermesi gerekirken mahkumiyet hükmü vermiş, ancak bu karar 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK çerçevesinde bozulup mahkumiyet kararı iptal edilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Üst Cumhuriyet Savcısının, 27.02.2014 tarihli süre tutum dilekçesi verdiği, ancak 14.05.2014 tarihli yazı ile temyiz isteminden sarfınazar ettiği anlaşılmış ise de, süre tutum dilekçesinde sanığın lehine mi yoksa aleyhine mi hükmün temyiz edildiği anlaşılamadığından, sanığın lehine yorumla hükmün sanık lehine temyiz edildiği ve Cumhuriyet Savcısının bu nedenle temyiz talebinden vazgeçemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanığın, ağabeyi ... tarafından keşide edilen .. Bankası Megacenter Şubesine ait 3654549 numaralı 7000 TL bedelli suça konu çekin keşide tarihinin üzerinde tahrifat yaparak ve altına ağabeyinin imzasını taklit ederek paraflamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın mahkeme huzurunda, çekin abisi tarafından keşide edilip müştekilere otobüs aracılığıyla gönderildiğini, müştekilerin çekin vade tarihinin öne çekilmesini istemeleri nedeniyle telefonla abisinin olurunu aldıktan sonra vade tarihini değiştirdiğini, parafını attığını savunması; katılanın mahkeme huzurunda çekin ikinci kez sanık tarafından tesliminde üzerinde...'e ait bir imza daha olduğunu, öncesinde bu imzanın olmadığını,...'i aradığında sanığın kendi yerine imza attığını, birbirlerinin yerine imza attıklarını söyleyerek durumu teyit ettiğini beyan etmesi; böylece paraf işleminin keşidecinin ve katılanın bilgisi dahilinde yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığın suç kastının bulunmadığı gözetilerek; unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
2- Kabule göre;
a) Adli emanetin 2012/10 sırasında kayıtlı suça konu çek hakkında bir karar verilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcılarının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Üst Cumhuriyet Savcısının, 27.02.2014 tarihli süre tutum dilekçesi verdiği, ancak 14.05.2014 tarihli yazı ile temyiz isteminden sarfınazar ettiği anlaşılmış ise de, süre tutum dilekçesinde sanığın lehine mi yoksa aleyhine mi hükmün temyiz edildiği anlaşılamadığından, sanığın lehine yorumla hükmün sanık lehine temyiz edildiği ve Cumhuriyet Savcısının bu nedenle temyiz talebinden vazgeçemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanığın, ağabeyi ... tarafından keşide edilen .. Bankası Megacenter Şubesine ait 3654549 numaralı 7000 TL bedelli suça konu çekin keşide tarihinin üzerinde tahrifat yaparak ve altına ağabeyinin imzasını taklit ederek paraflamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın mahkeme huzurunda, çekin abisi tarafından keşide edilip müştekilere otobüs aracılığıyla gönderildiğini, müştekilerin çekin vade tarihinin öne çekilmesini istemeleri nedeniyle telefonla abisinin olurunu aldıktan sonra vade tarihini değiştirdiğini, parafını attığını savunması; katılanın mahkeme huzurunda çekin ikinci kez sanık tarafından tesliminde üzerinde...'e ait bir imza daha olduğunu, öncesinde bu imzanın olmadığını,...'i aradığında sanığın kendi yerine imza attığını, birbirlerinin yerine imza attıklarını söyleyerek durumu teyit ettiğini beyan etmesi; böylece paraf işleminin keşidecinin ve katılanın bilgisi dahilinde yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığın suç kastının bulunmadığı gözetilerek; unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
2- Kabule göre;
a) Adli emanetin 2012/10 sırasında kayıtlı suça konu çek hakkında bir karar verilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcılarının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.