‹ Ana sayfa
Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/5239 K.2017/4701

Esas No: 2016/5239 · Karar No: 2017/4701 · Karar Tarihi: 19.06.2017
Özet: Uyşmazlık konusu: Sanığın 2003‑2006 yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açılması ve 2004 yılında kurulan 393.048 TL tutarlı sahte fatura düzenleme mahkumiyeti. Mahkemenin sonucu: Yargıtay, 2004'te işlenmiş suç için hüküm kururken 2003, 2005 ve 2006 yıllarındaki suçlar için zamanaşımı nedeniyle hüküm konulmadığını belirterek, 2004'teki mahkumiyeti sürdüren, ancak diğer zaman dilimleri için dava süresinin dolmuş olarak düşürülmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet

HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanık hakkında "2003, 2004, 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçlarından kamu davası açılmış olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere sahte fatura düzenleme suçunun her takvim yılı için kendi içinde zincirleme ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her takvim yılı için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre, sanığın 33 adet fatura karşılığında 393.048 TL tutarında sahte fatura düzenlediği kabul edilerek verilen mahkumiyet kararının 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçuna ilişkin olduğu, 2003, 2005 ve 2006 takvim yıllarında işlendiği iddia edilen sahte fatura düzenlemek suçlarından hüküm kurulmadığı anlaşıldığından bu suçlar yönünden zamanaşımı süreside dikkate alınarak mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

Sanık hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği en aleyhe kabulle 31.12.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?