Yargıtay11. Ceza DairesiCeza HukukuVergi Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/4849 K.2018/9292
Özet: İçtihat Metni Mahkemesi, vergi usul kanununa muhalefete ilişkin sahte fatura suçundan Bakırköy Başsavcılığının 2011/1530 iddia adlı buyrukla açtığı sistem yönlü kamu davasını “BOZULMASINA” karar verdi; bu karar, sahte fatura düzenleme ve kullanma eylemlerinin birbirinden bağımsız suçlar olduğu, dosyaların birleştirilip karar verilmesi gerektiği hususları dikkate alınmadan yazılı şekilde verilmişti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Beraat İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 07.12.2010 tarihli mütalaasının sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçuna ilişkin olduğu, sanığın işyerinde yapılan yoklamalarda bu miktarda ticareti yapacak ticari donanım ve sermayesinin bulunmadığı, KDV beyannamelerinde bildirdiği matrahlar ile sanıktan mal aldığını bildiren mükelleflerin bildirimlerinin uyumsuz olduklarına dair tespitler yapılarak sahte fatura düzenleme eyleminden vergi suçu mütalaası verilmesine karşın Bakırköy Başsavcılığının 04.01.2011 tarih ve 2011/1530 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında verilen mütalaaya aykırı olarak 2009 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kamu davası açıldığı; sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği gözetilip, sahte fatura kullanma suçundan öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması, sahte fatura düzenleme suçundan ise Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak dava açılması halinde dosyaların birleştirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Beraat İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 07.12.2010 tarihli mütalaasının sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçuna ilişkin olduğu, sanığın işyerinde yapılan yoklamalarda bu miktarda ticareti yapacak ticari donanım ve sermayesinin bulunmadığı, KDV beyannamelerinde bildirdiği matrahlar ile sanıktan mal aldığını bildiren mükelleflerin bildirimlerinin uyumsuz olduklarına dair tespitler yapılarak sahte fatura düzenleme eyleminden vergi suçu mütalaası verilmesine karşın Bakırköy Başsavcılığının 04.01.2011 tarih ve 2011/1530 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında verilen mütalaaya aykırı olarak 2009 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kamu davası açıldığı; sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarının birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği gözetilip, sahte fatura kullanma suçundan öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK'nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması, sahte fatura düzenleme suçundan ise Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak dava açılması halinde dosyaların birleştirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.