Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/435 K.2016/4951
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, K. K. 2016/4951 davasında bankaya ait tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak üzere dolandırıcılık işlemleri nedeniyle mahkumiyeti kabul eder, 30.05.2016 tarihli kararla hükümlerin onamamasını sağlar.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Banka veya Kredi Kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: Mahkumiyet
TCK'nun 158/1-j maddesine göre tayin edilecek adli para cezasının elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi' nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre eleştiri dışında verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 30.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Banka veya Kredi Kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM: Mahkumiyet
TCK'nun 158/1-j maddesine göre tayin edilecek adli para cezasının elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi' nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre eleştiri dışında verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 30.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.