Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/2114 K.2017/5349
Özet: (1) Mahkeme, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi gereği şikayetçinin (Elektrik Dağıtım A.Ş.) davaya katılma ve temyiz yetkisi talebine karşı; 5237 sayılı TCK’nın 203/1. maddesiyle ilgili mühür bozma suçunun delillerinin eksikliği sebebiyle sanığın iddia edilen kaçak elektrik kullanımını ispatlayamadığını belirleyerek usulsüz olduğu kararı aldı. (2) Sonuç olarak, sanık 11.07.2017 gününde oybirliğiyle beraat ettirildi ve temyiz talebi reddedildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Asıl karar; beraat
Ek karar; temyiz talebinin reddi
Sanığa yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve vekili aracılığıyla katılma talebinde bulunan şikayetçi kurumun katılma talebi ile temyiz isteminin usulsüz olarak reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi gereğince, davaya katılma ve hükmü temyiz yetkisi bulunan şikayetçi ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin davaya katılan, Av. ... ... ...’ın da katılan vekili olarak davaya kabullerine karar verilip Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin usulsüz olarak verilen 27.05.2014 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 203/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca usulüne uygun olarak konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında daha önceden mühürlenmiş elektrik sayacına, film şeridi ile müdahalede bulunmak suretiyle, mührün konuluş amacına aykırı olarak hareket ederek kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla kamu davası açılmış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, dosya içerisinde rastlanmayan mühürleme ve kaçak elektrik tespit tutanaklarının asıl ya da onaylı suretlerinin katılan kurumdan celbedilerek, tutanak düzenleyicisi tanıklar da dinlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken suç tarihi öncesi ve sonrası dönemlerde sanığın tüketim kayıtları değerlendirildiğinde tüketimlerinde dikkati çeker düzeyde bir artışın gözlenmediği ve bilirkişi raporuna göre sanığın sayaç içerisine müdahale ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Asıl karar; beraat
Ek karar; temyiz talebinin reddi
Sanığa yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve vekili aracılığıyla katılma talebinde bulunan şikayetçi kurumun katılma talebi ile temyiz isteminin usulsüz olarak reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi gereğince, davaya katılma ve hükmü temyiz yetkisi bulunan şikayetçi ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin davaya katılan, Av. ... ... ...’ın da katılan vekili olarak davaya kabullerine karar verilip Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin usulsüz olarak verilen 27.05.2014 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 203/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca usulüne uygun olarak konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında daha önceden mühürlenmiş elektrik sayacına, film şeridi ile müdahalede bulunmak suretiyle, mührün konuluş amacına aykırı olarak hareket ederek kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla kamu davası açılmış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, dosya içerisinde rastlanmayan mühürleme ve kaçak elektrik tespit tutanaklarının asıl ya da onaylı suretlerinin katılan kurumdan celbedilerek, tutanak düzenleyicisi tanıklar da dinlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken suç tarihi öncesi ve sonrası dönemlerde sanığın tüketim kayıtları değerlendirildiğinde tüketimlerinde dikkati çeker düzeyde bir artışın gözlenmediği ve bilirkişi raporuna göre sanığın sayaç içerisine müdahale ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesi ile eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.