Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/1969 K.2016/5161
Özet: Mahkeme, 29.04.2009 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen 27.08.2009 suçuna ilişkin zamanaşımının devam ettiğini kabul ederek, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 maddelerine göre kamu davasını düşürmeye karar verip, 02.06.2016’da oybirliğiyle karar vererek mahkumiyeti bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.04.2009 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 27.08.2009 gününe kadar dava zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “213 sayılı Kanuna muhalefet” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.12.2003 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşürülmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ve sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: 213 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.04.2009 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 27.08.2009 gününe kadar dava zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “213 sayılı Kanuna muhalefet” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.12.2003 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşürülmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ve sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.