Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/12657 K.2017/2636
Özet: 1) Mahkeme, 2009'da sahte fatura kullanma suçundan verilen hükmün, 213 sayılı yasaya ve 5231 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak yetersiz biçimde incelendiği gerekçesiyle temyiz süresinin ögrenme tarihi bakımından hatalı başlatıldığını belirtti. 2) Sonuç olarak, mahkeme 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde önceki kararı bozdu ve hükmü iptal ederek yeni bir karar almasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM: Asıl karar: Mahkumiyet Ek karar: Temyiz isteminin reddi
Hükmün açıklandığı 30.05.2016 tarihli oturuma sanığın, başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumundan SEGBİS yöntemi ile katılmış olması nedeniyle mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına “5271 sayılı CMK'nın 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan hükümlünün tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin de yazılması ve bu hususun da tefhim edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış ve tefhim edilmemiş olması sebebiyle, temyiz süresinin tefhim tarihi olan 30.05.2016 tarihinde başlamayacağı, sanığın temyiz dilekçesi tarihi olan 17.06.2016 tarihinin hükmü ögrenme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla sanığın öğrenme üzerine ve yasal süre içerisinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla;
Sanık hakkında 2009 yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; sahte fatura kullanma suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, dosya içine faturaların konulmadığı görülmekle; suça konu faturaların onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, bu faturaları düzenleyen şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise haklarında düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasına intikali sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, gerektiğinde faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak verdikleri ve sanığı tanıyıp tanımadıkları saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 213 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM: Asıl karar: Mahkumiyet Ek karar: Temyiz isteminin reddi
Hükmün açıklandığı 30.05.2016 tarihli oturuma sanığın, başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumundan SEGBİS yöntemi ile katılmış olması nedeniyle mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına “5271 sayılı CMK'nın 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan hükümlünün tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin de yazılması ve bu hususun da tefhim edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış ve tefhim edilmemiş olması sebebiyle, temyiz süresinin tefhim tarihi olan 30.05.2016 tarihinde başlamayacağı, sanığın temyiz dilekçesi tarihi olan 17.06.2016 tarihinin hükmü ögrenme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla sanığın öğrenme üzerine ve yasal süre içerisinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla;
Sanık hakkında 2009 yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; sahte fatura kullanma suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, dosya içine faturaların konulmadığı görülmekle; suça konu faturaların onaylı suretleri getirtilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, bu faturaları düzenleyen şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise haklarında düzenlenen vergi inceleme ve sair raporların onaylı suretleri getirtilerek incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyasına intikali sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, gerektiğinde faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak verdikleri ve sanığı tanıyıp tanımadıkları saptanarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.