Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/109 K.2016/2097
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
1-5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak sağlayacak şekilde somut karşılaştırma yapılmadan alt hadden uzaklaşılarak 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun uyarınca uygulama yapıldığı halde “suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin yürürlükte bulunmadığı” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Halen icra dosyasında bulunan suça konu çekin dosya içerisine alınmaması ve akıbeti hakkında hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
1-5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak sağlayacak şekilde somut karşılaştırma yapılmadan alt hadden uzaklaşılarak 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi ile uygulama yapılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun uyarınca uygulama yapıldığı halde “suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin yürürlükte bulunmadığı” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Halen icra dosyasında bulunan suça konu çekin dosya içerisine alınmaması ve akıbeti hakkında hüküm kurulmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.