Yargıtay11. Ceza DairesiCeza HukukuTicaret Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/7397 K.2017/7263
Özet: 1) 2009-2011 tarihleri arası yanlış yazarak senet takibine konu edilen bononun takibiyle ilgili sahtecilik suçunun, borçlunun tarafsız olarak bonoyu teslim ederek elde ettiği belgede zilyetlikten vazgeçmiş olması ve kamu ışığına çıkmaz özel belge niteliği taşıması; 2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 53. ve 207/1. maddelerine göre eylemin “özel belgede sahtecilik” suçu oluşturduğunu kabul edip sanıkları hapse mahkûm etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında "2009-2011 tarihleri arası" olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu bononun icra takibine konu edildiği, "29.11.2010" olarak mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Katılanın, önceki yıllarda faiz karşılığı aldığı borç nedeniyle teminat amacıyla suça konu bonoyu açığa imzalayarak sanık ...'a verdiği, borç ödenmesine rağmen sanık ...'ın bonoyu iade etmekten imtina ettiği, suç tarihinde vade tarihi ve bedel kısmı doldurulan bononun katılan ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan sanık ...'ın oğlu olan sanık ... tarafından icra takibine konu edildiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 tarih ve 2001/6-70-2001/77 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin bonoyu tevdi ettiği kişinin belgenin zilyetliğinden vazgeçerek bunu üçüncü bir kişiye vermesi halinde belgenin yeni zilyedi olan sanık ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı, açığa imza atandan aldığı kağıdı faile veren sanık ...'ın eyleminin de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliği kazanacağı, Türk Ticaret Kanunu'nun 688. maddesine göre keşide tarihinin bononun zorunlu unsurlarından olduğu, suça konu bonoda keşide tarihinin bulunmaması nedeniyle özel belge niteliğinde olduğu cihetle, sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 209/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 207/1. maddesindeki “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan hükmün istem gibi ONANMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığında "2009-2011 tarihleri arası" olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu bononun icra takibine konu edildiği, "29.11.2010" olarak mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Katılanın, önceki yıllarda faiz karşılığı aldığı borç nedeniyle teminat amacıyla suça konu bonoyu açığa imzalayarak sanık ...'a verdiği, borç ödenmesine rağmen sanık ...'ın bonoyu iade etmekten imtina ettiği, suç tarihinde vade tarihi ve bedel kısmı doldurulan bononun katılan ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmayan sanık ...'ın oğlu olan sanık ... tarafından icra takibine konu edildiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 tarih ve 2001/6-70-2001/77 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, imza sahibinin bonoyu tevdi ettiği kişinin belgenin zilyetliğinden vazgeçerek bunu üçüncü bir kişiye vermesi halinde belgenin yeni zilyedi olan sanık ... açısından “esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayan kağıdı bertakrip (hukuka aykırı) ele geçirme” keyfiyetinin gerçekleşmiş olacağı, açığa imza atandan aldığı kağıdı faile veren sanık ...'ın eyleminin de “bertakrip ele geçiren failin” fiiline iştirak niteliği kazanacağı, Türk Ticaret Kanunu'nun 688. maddesine göre keşide tarihinin bononun zorunlu unsurlarından olduğu, suça konu bonoda keşide tarihinin bulunmaması nedeniyle özel belge niteliğinde olduğu cihetle, sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 209/2. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 207/1. maddesindeki “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan hükmün istem gibi ONANMASINA, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.